Türkmen diyarı: Musul

  • Başkent Bağdat dahil Irak'taki şehirlerde günümüze kadar gelen anıtlar ve diğer sivil mimarlık örneklerinin çoğu, Türk çağında inşa edilmiş eserlerdir. 1000 yıldan fazla süreyle Irak'ta varlık gösteren Türkmenler, bölgede izleri devam eden zengin bir kültürel mirasın sahibidirler. Irak'ın kuzey bölgesindeki Telafer, Musul, Erbil ve Kerkük gibi yerleşim merkezlerinin de yer aldığı bu bölge daha çok Türkmeneli olarak adlandırılmaktadır.

  • Tarihi ipek yolunun güzergahı üzerinde bulunan bölge, orta çağdan beri önemli birçok kültür, sanat ve ticaret merkezini barındırmıştır. Özellikle 12. yüzyıldan itibaren Selçuklular ve bunların devamı olan Atabeyler zamanında Musul, Erbil ve Kerkük'te güçlü beylikler kurulmuştur.

  • 16. yüzyıldan I. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar Osmanlıların yönetiminde kalan Irak, Türk mimarlık ve şehirciliğinin etkisinde bayındır bir dönem yaşamıştır. Başkent Bağdat dahil Irak'taki şehirlerde günümüze kadar gelen anıtlar ve diğer sivil mimarlık örneklerinin çoğu Türk çağında inşa edilmiş eserlerdir.

  • MUSUL
    Anadolu şehirlerinden farksız olan Musul, 1092 yılında Büyük Selçuklu Devleti'nin topraklarına katılmıştır. Daha sonra Selçukluların devamı olan Musul Atabeylerinin yönetiminde kalmıştır. Orta çağda dünyanın en güçlü ordusuan sahip olan Zengiler, Haçlı ordularını püskürterek onlara kan kusturmuş ve İslam dünyasında büyük prestij kazanmışlardı.

  • Irak'ta taş mimarinin egemen olduğu şehirlerin başında gelen Musul, İmameddin Zengi (1127-1146) zamanında büyük çapra imar ve onarım görerek yeniden ihya edilmiştir. Önemli tarihi anıtları barındıran şehir, İmameddin'in oğlu Nureddin Zengi döneminde de parlak biçimde bayındırlık yatırımlarına sahne olmuştur.

  • Türk mimarlık anıtları günümüzde de ilgi çeken Musul'daki Ulu Camii (12. yüzyıl) de Nureddin Zengi tarafından inşa edilmiştir.

  • Bu dönemde kentin iç kalesi yenilenmiştir. Yine bu dönemde Musul düzgün caddeler, cami türbe, saray, çoğunun üzerinde kubbe ve tonoz ürtülü evlerle donatılmıştır. Böylece altın çağını yaşayan önemli bir kültür, sanat ve ticaret merkezi olmuştur.

  • Büyük çapta ve yoğun biçimde ticari faaliyetlere sahne olan Musul, ayrıca dünyanın en zengin şehirleri arasına girmiştir.Dicle kıyısında yer alan şehrin surları bu dönemde tahkim edilmiş, camiler, ticaret merkezleri çarşı ve hanlarla Musul, fiziksel açıdan orta çağın en gözde şehirlerinden biri haline dönüşmüştür.

  • İmam Yahya Ebül-Kasım Kümbeti, Karasaray gibi ve kent surunun önemli bir parçası olan Baştabya gibi daha birçok eser, o dönemin uygarlığını belgeleyen anıtlardır.

  • Osmanlı döneminde de önemini koruyan Musul'da yeni inşa edilen cami, medrese, han, hamam, saray ve çarşılarla kentin fiziksel dokusu zenginleşmiştir. I. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar kent, Osmanlıların idari taksimatında Musul eyaletinin de başşehri olmuştur.