Tarihi Türkmen kenti: Erbil

  • Başkent Bağdat dahil Irak'taki şehirlerde günümüze kadar gelen anıtlar ve diğer sivil mimarlık örneklerinin çoğu, Türk çağında inşa edilmiş eserlerdir. 1000 yıldan fazla süreyle Irak'ta varlık gösteren Türkmenler, bölgede izleri devam eden zengin bir kültürel mirasın sahibidirler. Irak'ın kuzey bölgesindeki Telafer, Musul, Erbil ve Kerkük gibi yerleşim merkezlerinin de yer aldığı bu bölge daha çok Türkmeneli olarak adlandırılmaktadır.

  • Tarihi ipek yolunun güzergahı üzerinde bulunan bölge, orta çağdan beri önemli birçok kültür, sanat ve ticaret merkezini barındırmıştır. Özellikle 12. yüzyıldan itibaren Selçuklular ve bunların devamı olan Atabeyler zamanında Musul, Erbil ve Kerkük'te güçlü beylikler kurulmuştur.

  • 16. yüzyıldan I. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar Osmanlıların yönetiminde kalan Irak, Türk mimarlık ve şehirciliğinin etkisinde bayındır bir dönem yaşamıştır. Başkent Bağdat dahil Irak'taki şehirlerde günümüze kadar gelen anıtlar ve diğer sivil mimarlık örneklerinin çoğu Türk çağında inşa edilmiş eserlerdir.

  • ERBİL
    Tarih boyunca ünlü bir Türkmen kenti olan Erbil, Irak'ta Türklüğün kalesi olarak tanınmıştır. Kent adının en erken biçimi M.Ö 2000 yıllarına ait Sümer kitabelerinde geçmektedir. Asurluların önemli merkezlerinden olan Erbil, çeşitli tarihi olaylara da tanık olmuştur. M.Ö 331’de Sasani kralı 3. Darius ile Makedonyalı İskender arasındaki savaş da Erbil yakınlarında geçmiştir.

  • Erbil’in önemi İslam döneminde daha da artmıştır. Selçuklular ve bunların devamı olan Atabeyler zamanında Erbil, büyük bir ilim, kültür ve sanat merkezi olmuştur. Özellikle Beğtiğinliler hanedanını kurduğu Erbil Atabeyliği (1144-1233), kentin tarihinde müstesna bir yere sahip olmuştur. Bu hanedanın son temsilcisi olan ve 46 yıl (1190-1233) hüküm süren Muzaffereddin Gökbörü zamanında Erbil altın çağını yaşamıştır.

  • Erbil‘in imarına büyük önem veren Gökbörü, kent kalesinin dışındaki düzlükte bir külliye inşa etmiştir. Cami ve medreseden oluşan külliyeden, sadece caminin minaresi günümüze gelmiştir. Tuğladan inşa edilen minare, sekizgen kaide üzerine oturan silindirik gövdesi ile ilgi çeker. 37 metresi ayakta kalan minarenin ilgi çeken yanı, her kuşağının değişik tuğla örtüsü ile üstün kaliteli dekorasyona sahip olmasıdır. Bazıları sırlı tuğla ile tasarlanmış olan minareye iki ayrı merdivenle çıkılır.

  • Tuğla ve kerpiç mimarinin egemen olduğu Erbil’de en değerli sit alanı tarihi kalesidir. Kerkük kalesi ile benzerlik arz eden Erbil kalesi, toprak bir höyük üzerinde yer alır. Kentin ilk çekirdeğini oluşturan ve antik çağlara kadar uzanan geçmişi ile kale, Türkmen uygarlığının zengin örneklerini içeren dokuyu sergiler.

  • Özellikle konut mimarisi bakımından kale bir müze niteliğindedir. Erbil ağalarının paha biçilmez değerdeki görkemli ve zengin konaklar, türünün nadir örneklerinden sayılır. Sivil mimarlık ürünleri bakımından zenginlik arz eden Erbil kalesinin, tümüyle koruma altına alınarak, gelecek kuşaklara aktarılması, önemli bir kültür hizmeti olacaktır.