Oruçluyken sinirinizi böyle yenin!

  • Psikiyatr Dr. Orhan Karaca: "Oruç tutan kişi, Allah'ın emrini yerine getirmiş olmanın huzurunu yaşar. " dedi.

  • Nefislerin terbiye edildiği ramazan ayı sadece bedenin ve sindirim organlarının dinlendirildiği bir dönem değil aynı zamanda ruhsal bir “iyileşme” dönemidir. Ramazanda oruç tutmanın yanında diğer dini vecibeleri yerine getirmenin verdiği huzurun kişinin psikolojisini güçlendirdiğini söyleyen Emsey Hospital Psikiyatri Uzmanı Dr. Orhan Karaca, “Oruç, kişinin kendine güvenini destekler, iradesini sağlamlaştırır ve günlük kaygılarından uzaklaştırır” dedi.

  • Ramazanın olumlu etkisinin sadece oruçla sınırlı olmadığını hatırlatan Dr. Karaca, dinin insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkisinin tüm dünya tarafından kabul edildiğini söyleyerek “Özellikle yaz aylarında daha zahmetli olan oruç ibadeti, zevklerini ve ihtiyaçlarını ertelemesi nedeniyle, kişiyi Allah'a daha fazla yakınlaştırır. Oruç tutan kişi, Allah'ın emrini yerine getirmiş olmanın huzurunu yaşar. Kişi, kendini diğer ibadetler açısından eleştiriyorsa da oruçla ilgili emri yerine getirmiş olması sebebiyle umutlanır ve kendine çekidüzen vermek için adım atar. Allah'a yakın olmanın verdiği güven, kişide kaygıyı da azaltır” diye konuştu

  • “Oruç, toplumda kendisi gibi diğer insanların da aynı sıkıntılara katlanıp, umutla karşılığını beklemesi nedeniyle, toplumsal olarak da birleştirici role sahiptir” diyen Dr. Karaca, ramazanda sinirlerin gerilmesinin sebebini şöyle açıkladı: “Vücudun bir saati vardır. Saati çalıştıran ana kaynak güneş ışığıdır. Kişi sürekli güneş ışığına maruz kaldığında bu saat bozulur, stres ve gerginlik artar. Bu biyolojik saatin bozulmaması için ana kural aynı saatte yatmak ve aynı saatte kalkmaktır. Su kaybı ise vücutta yine stres hormonlarını artırır. Azalan sıvı miktarıyla görevini yapmakta zorlanan dolaşım sistemi damarları kasıp kalbi hızlı çalıştırarak bu görevi yapmaya çalışır. Ayrıca insanoğlunun doğasında istediğine ya da ihtiyacı olduğuna ulaşamadığında öfkelenmek vardır.”

  • Dr. Orhan Karaca, oruç tutarken yaşanan sinirlilik halinin basit birtakım tedbirlerle engellenebileceğini söyleyerek yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: Ramazan ayına has gündüz şekerlemesi yapılmalı. Akşam her zamankinden daha erken yatılmalıdır.

  • Günlük aktivitesi çalışmaktan ibaret olan kişilerde aşırı çalışma ve zamanla yarışma, gerginliği artırır. Ramazan ayında günlük yoğunluğu gözden geçirip orta ve uzun vadede yapılması gereken işleri zamana yaymak, ekip çalışması ve yardımlaşmayı ön plana çıkarmak gerekir.

  • Kişinin sıradan olaylarda bile tahammülsüzlük yaşamasındaki en önemli faktörlerden biri su kaybıdır. Ramazan ayında sık yapılan hata meyve suyu, komposto, çay veya kahve tüketiminin belirli bir süreye sıkıştırılması sebebiyle yeterli su içilememesidir. İftar ve sahur arasında yeterli sıvıyı su olarak tüketmek gereklidir.