Burmalı Liderlerin Soykırım Gerekçeleri

Burmalı Liderlerin Soykırım Gerekçelerini anlatan Dr. Mohammed Yunus'un Türkiye Diyanet Vakfı Yayınlarınca hazırlanmış eseri.


Tarih: 2017-09-07 17:21:42

Rohingyalar Kültürel Asimilasyona Engeldir

Burmalı liderlerin tarih boyunca izlediği politikanın temel hedefi, Arakan ve diğer etnik bölgeler üzerindeki kontrolü sonsuza kadar ele geçirmektir. Arakan’da bunu sağlamanın tek yolunun bölgenin tamamen Budistleştirilmesinden geçtiğine veya Müslümanların sayısının olabildiğince sınırlı tutulmasıyla mümkün olacağına inanılmaktadır. Söz konusu politikayı uygulayabilmek için bugüne kadar Burma’da iki metot kullanılmıştır: (1) kültürel asimilasyon, (2) fizikî imha.

Burma yönetimi bütün etnik grupları Burmalılaştırma ve Budistleştirme yoluyla asimile ederek kendi potasında eritebileceği ve bu yolla Burmalı olan veya olmayan tüm etnik gruplar arasındaki farklılıkların ortadan kaldırılabileceği iddiasıyla hareket etmektedir. Böylece sözüm ona etnik birlik oluşacağına, ülkedeki bütün etnik gerilimin ortadan kalkacağına ve Burmalıların Burma halkına ebediyen hükmedeceğine inanmaktadırlar.

Arakan’da bu politika büyük ölçüde başarıya ulaşmış ve Rakhine-Maghlar Burmalı Budist kültür içerisinde asimi- le olmuştur. Ancak Rohingyalar asimilasyon yoluyla etnik birliğin sağlanmasının önünde bir engel olmaya devam et- miştir. Zira Rohingyalar imanı kavi, İslamiyet’i sıkı sıkıya benimsemiş, kültür ve medeniyetlerine bağlı müminlerdir. Doğu, güney ve iç Burma’daki din kardeşlerinin aksine, mevkileri pahasına bile olsa zorlamalara ve kültürel asi- milasyon projelerine kolay kolay boyun eğmezler. İşte bu engeli ortadan kaldırmak isteyen Burmalılar için geriye tek bir seçenek kalmaktadır: Etnik temizlik, imha ve soykırım ile Rohingyaları ortadan kaldırmak.

Arakan’ın Ayrılması Tehlikesi

Burmalılar Arakan’ın kendilerine ait olmadığını bilmektedir. Zira onlar bu bölgeyi işgal etmiş ve işgallerini İngiliz iş birliği ile meşrulaştırmışlardır. Ayrıca Burmalılar 1420’de Arakanlıların onları bu topraklardan atıp bağımsızlıklarını kazanarak bölgede Müslüman hâkimiyetini yeniden sağladığını ve bu konuda onlara yardım edenin de Müslüman Bengal olduğunu gayet iyi bilmektedir. Bu sebeple Burma- lılar, Arakan’daki Müslüman nüfusun artması durumunda tarihin tekerrür etmesinden korkmaktadır. Zira gün gelip işgale karşı ciddi bir direniş başlatabilecek olan Müslümanların Arakan’ın Burma Birliği’nden ayrılması yönünde gerçek bir tehdit oluşturduğunu düşünmektedirler. Her türlü zorluğa rağmen boyun eğmeyecek olan tek topluluk, imanlı ve gayretkeş Müslümanlardır. Arakan jeopolitik konumu dolayısıyla sadece dış dünyaya değil Müslüman dünyanın desteğine de kolayca ulaşabilir durumdadır. Bu korku, Burma’nın siyasi durumu hakkında kendisinden görüş alan bir gazeteciye General Ne Win tarafından da ifade edilmiştir.

Burmalılara göre Rakhine-Magh Budistleri asla bir tehdit değildir; çünkü onlar zaman içerisinde Burmalılar tarafından başarılı bir şekilde asimile edilebilmiştir. Dolayısıyla tek başlarına ciddi bir ayrılık tehdidi oluşturacak pozisyonları bulunmamaktadır. Ayrıca Burmalılara karşı bir Rakhine-Rohingya iş birliğinin kurulması da imkânsızdır; çünkü bu ihtimal 1942’de ortadan kaldırılmıştır. Burma’nın Burmalı olmayan diğer etnik grupları ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar ve ne kadar uzun süre mücadele ederlerse etsinler, jeopolitik konumları itibarıyla ciddi bir ayrılık tehlikesi oluşturacak duruma sahip değildir.

Tehlikeli Müslüman Komşu

Arakan Krallığı zamanında Müslüman Arakan toprakları batıda Müslüman Bengal’e komşuydu. Burma’nın bağımsızlığını kazanmasından sonra da Pakistan ile komşu oldu. 1971’de Pakistan’dan ayrılan bölgede Bangladeş devleti kuruldu. Bu tarihten sonra Arakan’ın sınır komşusu, nüfusunun %90’dan fazlası Müslüman olan Bangladeş oldu. Doğu Pakistan yani bugünkü adıyla Bangladeş, Arakan’ın Rohingyalarına etnik, dinî, kültürel ve dilsel olmak üzere pek çok açıdan benzemektedir. Ayrıca Bengal 1203’te Müslüman olduğu için arada sıkı tarihî bağlar da mevcuttur. Burmalı liderler Rohingyaların bir ayaklanma veya direniş hareketi başlatması halinde, komşu Müslüman ülke halklarının ve devletlerinin dindaşları Rohingyaların yardımına koşabileceğinden endişe etmektedir. Bu iki komşu ülke arasında çıkabilecek herhangi bir savaşta Rohingyaların kesinlikle dindaşlarıyla birlikte hareket edeceğine inanılmaktadır. İşte bütün bu ihtimalleri saf dışı bırakabilmek için Burmalılar Rohingyalara karşı soykırım politikası benimsemiştir.

Arakan’ın Coğrafi Durumu ve Arazi Yapısı

Arakan, Burma’nın geri kalanından fizikî ve coğrafi olarak Arakan Yoma (Arakan Tepeleri) adlı sıradağlarla ayrılmıştır. Tarihçiler buranın Chittagong Ovası’nın bir uzantısı olduğunu söylerler. Bölge, Bengal Körfezi’nin doğu kıyısı boyunca uzanan 580 kilometrelik sahil şeridiyle Hint Okyanusu’na ve dış dünyaya açılır. Bangladeş’le olan 285 kilometrelik deniz ve kara sınırı son derece kolay erişilebilirdir. Arakan arazisi dağlık ve sık ormanlarla kaplıdır. Ayrıca del- ta arazilerinden geçen akarsular ağına sahiptir. Arakan ile Bangladeş arasındaki sınırın iki yanında yaşayan halk aynı dili konuşur, aynı dine inanır ve aynı fizyonomiye sahiptir. Arakan’ın arazisi düzensiz gerilla savaşı için idealdir. Bütün bu faktörler de kendi halk tabanına sahip olmayan işgalci ordu için iyiye işaret değildir.

Dr. Mohammed Yunus
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları