THY- Banjul

Emperyalizm neden ortaya çıktı?

İmpartorluk kurma isteği ve eğilimi, emperyalizmin başlıca nedeni olmuştur. Tarihte imparatorluk kurmak amacıyla birçok devlet emperyalist politika izlemiş ve kuvvete dayanarak genişlemeye çalışmışlardır.

Pers İmparatorluğu, Büyük İskender'in kurduğu imparatorluk, daha sonra Roma ve Bizans imparatorlukları döneminde emperyalizm zirveye ulaşmıştır. XVl. yüzyıldan itibaren emperyalizmin sömürgecilik yönü daha belirgin hal almıştır.

Fransa, İngiltere, Portekiz, İspanya ve Felemenk Devletleri Afrika, Güney Asya ve Amerika'ya kadar yayılan sömürgeciliğe dayalı imparatorluklar kurmuşlardır. XlX. yüzyılda bu emperyalist imparatorluklara Rusya, İtalya, Almanya, Japonya ve ABD de katılmışlardır.

I. Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya, İtalya ve Japonya emperyalist politikayı sürdürmüşlerdir. Kuvvet yoluyla genişlemeyi, imparatorluk kurmayı, ırk, kuvvet, kültür, ekonomi vb. fak­törlerle haklı çıkarmaya çalışan emperyalizm teorileri, II. Dünya Savaşından sonra canlılığını kaybettilerse de, farklı şekillerde yaşamaya devam etmişlerdir.

II. Dünya Savaşı sonrasında kurulan iki kutuplu uluslararası sistemin temsilcileri olan ABD ve SSCB askeri, iktisadi ve kültürel alanlarda üstünlük kurmak ve genişlemek hedefine yönelmişlerdir. ABD Batı Avrupa'ya, SSCB de Doğu Avrupa'ya egemen olmuştur. İsrail'in Filistin halkına, Güney Afrika'nın Namibya'ya karşı izledikleri politikaları da emperyalizm politikası şeklinde değerlendirmek gerekir.

Emperyalizm, genişlemede kullandığı temel alan itibariyle birkaç türe ayrılmıştır. Siyasal emperyalizm yoluyla tarihte uzun ve kısa ömürlü imparatorluklar kurulmuştur. İktisadi nedenler, üstünlük hırsı, hanedan kavgaları ve dini sebepler siyasal emperyalizmde önemli rol oynamışlardır.

Nispeten yeni sayılabilen iktisadi emperyalizmin doğuşu kapitalizmin gelişmesiyle olmuştur. Kapitalist sanayinin gelişmesi bir yandan ham maddeye duyulan ihtiyacı artırmış, diğer yandan yeni pazarların bulunmasını zorunlu hale getirmiştir. Bu nedenle kapitalist sanayi devletleri dünyayı paylaşma yarışma girmişler ve sömürgecilik politikasına önem vermişlerdir. İktisadi emperyalizm böyle bir sürecin sonucu oluşmuştur. Nüfus fazlasını yerleştirmek amacıyla demografik emperyalizm, bir dinin inancını yayma gayesine yönelik genişleme, dini emperyalizm şeklinde ortaya çıkmıştır.

Bir devleti emperyalizm politikasını izlemeye sevkeden çeşitli nedenler üzerinde durulmuştur. Ham madde temini ve yeni pazarlar bulma amacına yönelik iktisadi nedenler, devletlerin emperyalizm politikası izlemelerinde ana etkenlerden biri olmuştur.

Stratejik ve güvenlik nedenleriyle de devletler bazı ülkeleri ve bölgeleri ele geçirmeye yönelmişlerdir. Emperyalizm ile devletlerin yöneticilerinin tabiatı arasında da ilişki kurulmuştur. Irk, kültür, medeniyet vb. nitelikler açısından üstün olduğuna inanan yöneticiler diğer toplumlar üzerinde egemenlik kurma hakkını kendilerinde görmüşlerdir. Hitler, Mussolini, Stalin gibi liderler buna örnek verilebilir.

Bazı ülkeler izledikleri emperyalizm politikalarını ahlaki görüşlere dayandırmak istemiş, halkı zorba idarecilerden kurtaran ve üstün bir hayat yaşamalarını sağlayan bir politika olarak sunmuşlardır. H.Morgenthau, zaferle biten savaş, yenik düşülen savaş ve zayıf ve güçsüz olma gibi üç değişik durumun emperyalizme giden yollar olduğunu; emperyalizmin dünya imparatorluğu kurmak, kıtaya egemen olmak veya yerel üstünlük sağlamak şeklinde üç temel amacı olduğunu; askeri, ekonomik ve kültürel olmak üzere üç yöntemi bulunduğunu belirtmiştir.

Günümüzde bazı devletler emperyalizme, daha çok ekonomik üstünlük sağlamak, ticaret yaptıkları alanları genişletmek için başvurmuşlardır. Avrupa ülkelerinin, Asya, Afrika ve Amerika'daki sömürgeleri bu amaçla meydana getirilmiştir. Bu yüzden büyük devletler arasında doğan rekabet, I. Dünya Savaşı’na, bu savaşın meydana getirdiği anormal durum da, daha sonra II. Dünya Savaşı'na yol açmıştır.