thy öğretmenler günü

Mezopotamya’nın önemi nedir?

Dünya medeniyetlerini beşiği olan Mezopotamya bölgesini önemli kılan birçok neden bulunmaktadır.

Mezopotamya denilince akla Medeniyetler gelmektedir. Sümerlerden Akadlara, Perslerden Romalılara kadar dev medeniyetlerin doğup büyüdüğü ve hüküm sürdüğü bu topraklar dünya tarihi boyunca insanlık için hep önemini korumuştur. İlk devletler bu bölgede kurulmuştur. Yazı bu bölgede bulunmuş dünyaya buradan yayılmıştır. Dolayısıyla insanlığın tarihinin bu topraklarda yattığını söylemek mümkündür. Her dönemde insanlık adına gelişmişliğin, bilim, sanat ve teknolojinin merkezi konumunda bulunan Mezopotamya, çok geniş verimli arazilere sahip coğrafyayı ifade eden bir isimdir. Mezopotamya coğrafyası bölgenin can damarı olan ve verimli topraklarını besleyen Fırat ve Dicle nehirleri arasında yer alır. Mezopotamya’nın önemi kıtalar arası geçiş noktasına bulunması nedeniyle ticaret yollarının bu coğrafya üzerinden bulunmasın gelmektedir. Bu durum tarih boyunca bölgeyi ele geçirilmesi gereken önemli bir stratejik nokta haline dönüştürmüştür.

Mezopotamya bölgesi Anadolu, İran, Suriye ve Arabistan yarım adasının arasında yer alır. Sınırları Basra körfezine kadar uzanmaktadır. Günümüzde bölgenin büyük bir alanı Irak toprakları içerisinde bulunur. Verimli topraklara sahip olması tarımın gelişmesine olanak sağlamıştır. Ancak Mezopotamya’nın önemi günümüzde daha farklı bir nedene dayanır. O da zengin petrol yataklarına sahip olması!

Tarihte verimli toprakları ve geçiş yolları üzerinde bulunmasından dolayı vazgeçilmez bir bölge olan Mezopotamya’nın önemi, günümüzde artık topraklarında bulanan zengin petrol yataklarından kaynaklanmaktadır. Sanayileşme ile birlikte petrole duyulan ihtiyaç sömürgeciliğin çıkış noktası olan Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupalı diğer devletleri bölgeye yönlendirmiştir. Petrol ile birlikte sanayi ve teknoloji alanında ihtiyaç duyduğu güç kaynağına sahip olmayı hedefleyen batı Ortadoğu ve Mezopotamya bölgesini gözüne kestirmiştir. 1990'da Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesiyle patlak veren Körfez savaşı ABD öncülüğünde 28 koalisyon ülkesini bu topraklara getirmiştir. Ardından 11 Eylül saldırılarını bahane ederek 2003 yılında Irak’ın ABD tarafından işgal edilmesinin perde arkasında aslında Mezopotamya bölgesinde yer alan başta petrol olmak üzere zengin yer altı kaynaklarına sahip olma düşüncesi yatmaktadır.