THY - TR Çıkışlı Güney Avrupa Kasım

Ankara Savaşı’nın Osmanlı tarihinin gelişimine etkisi ne oldu?

Ankara Savaşı sonucu Osmanlı Devleti bölünme ve dağılma tehlikesiyle karşı karşıya geldi. 11 yıl boyunca Yıldırım’ın oğulları arasında devam eden mücadelelerle dolu Fetret Devri, 1413’te Çelebi Mehmed tek başına bütün kardeşlerini mağlup ederek tahta geçmesi ile sona ermiş olarak anlatılır. Ancak devletin bölünme ve dağılma tehlikesinden uzaklaşması bu kadar kolay olmadı. Gerek hanedan üyeleri, gerekse Anadolu beylikleri ve Balkanlar’dan gelen Haçlı tehlikesi Osmanlı Devleti'ni Çelebi Mehmed’den sonra da ciddi olarak tehdit etmeye devam etti. Halil İnalcık, Fetret Devri’nin gerçek manada 1453’te İstanbul’un fethi ile bittiğini belirtmektedir.

Tarihçiler genellikle Ankara Savaşı’nın sonuçları olarak Yıldırım Bayezid döneminde ele geçirilen toprakların, ancak yıllar sonra tekrar ele geçirilebildiğini ve İstanbul’un fethinin geciktiğini belirtirler. Yıldırım zamanında Anadolu’nun büyük bir kısmı fethedilmişti. Bu toprakların çoğu elden çıktı ve ortadan kaldırılmış beylikler tekrar kuruldu. Ayrıca bu savaştan sonra Rumeli’de, başta Selanik olmak üzere bir kısım Osmanlı toprakları kaybedildi. Yıldırım’ın fethettiği yerlerin tamamının Osmanlı İmparatorluğu tarafından yeniden ele geçirilmesi, Yavuz Sultan Selim zamanına kadar sürdü. İstanbul büyük bir ihtimalle bu dönemde Osmanlılar’ın eline geçecekken, ancak 50 yıl sonra alınabildi.

Osmanlı Beyliği’nin ilk dönemlerinde fetihler tedrici olarak ve zamana yayılmış bir şekilde gerçekleştirilmişti. Ayrıca çok uygun şartlar oluşmadıkça ve mecbur kalınmadıkça Anadolu’daki diğer Türk beyliklerinin topraklarına müdahale edilmemişti. Yıldırım zamanında Müslüman beyliklere karşı yürütülen mücadele, Osmanlılar’ın ''Gazi'' kimliğini büyük ölçüde zedeledi.

Ayrıca Osmanlı Devleti'nin Doğu Anadolu’daki genişlemesi Memlükler ile aralarının açılmasına sebep olduğu gibi, Timur’un da Anadolu üzerine yürümesine davetiye çıkarmıştı. Osmanlı İmparatorluğu bu yenilgiden önemli dersler çıkardı. İyice kuvvetlenene kadar geniş çaplı fetih hareketlerine bir daha girişilmedi. Özellikle Doğu Anadolu’dan uzak duruldu. Ayrıca tahta aday hanedan üyelerinin sayısının fazla olmasının ne tür karışıklıklara sebebiyet verdiği çok açık bir şekilde görüldü. Bu yüzden “kardeş katli” bir süre sonra kanunlaştı. Yine Fetret Devri’nde tahta çıkacak kişinin tayininde Rumeli’deki uç beylerinin oynadığı rol, padişahların bu grupların nüfuzunu zamanla azaltarak merkezi idareyi güçlendirmelerine sebep oldu. Bu yüzden de Türk aristokratlarının nüfuzu azaldı, onların yerine devşirmeler devlet idaresinde önemli roller üstlendi.

Timur’un gelişi aşiret geleneklerini yeniden canlandırdı. Ankara Savaşı’ndan sonra Osmanlılar, Timurlulardan daha üstün olduklarını belirtmek için Oğuz şeceresinde önemli bir yere sahip olan Kayı boyundan geldiklerini her fırsatta belirttiler. O dönemde yazılmış tarih kitaplarında bu husus vurgulandığı gibi, silah ve paraların üzerine de Kayı boyunun damgası vuruldu.

Timur’dan yenilen darbe Osmanlı'nın daha sonraki tarihi gelişimini derinden etkiledi. Timur’un Anadolu seferi Osmanlılar tarafından daima endişe ile hatırlandı. Çelebi Mehmed ve II. Murad devirlerinde Osmanlılar, Timur’un oğlu Şahruh’un tepkisini çekmemek için ona itaat ettiklerini belirtip, hediyeler gönderdiler. Ankara Savaşı’nda yaşanılan mağlubiyetin izleri, ancak İstanbul’un fethiyle kapatılabildi. Timur hadisesinin etkileri XVI. ve XVII. yüzyıllarda bile görüldü. Babürlülerin önemli hükümdarlarından Cihangir, atası Timur’un Ankara Savaşı’ndaki zaferi dolayısı ile Osmanlılar’dan üstün olduklarını vurgulamıştır.