THY - Kabin Kıyafetleri Lansman

Divân-ı Hümâyûn, elçilere karşı bir gösteriş vasıtası olarak nasıl kullanıldı?

Osmanlı İmparatorluğu’na gelen elçilerin kabulü için kurulan divâna “elçi divânı” adı verilirdi. Elçiler, hükümdarlarının nâmelerini takdim etmeleri için Divân-ı

Hümâyûn’a arz günleri davet edilirlerdi. Ancak, eğer acil bir durum yoksa, elçiler genellikle kapıkulu askerine ulûfe, yani maaş dağıtımının yapıldığı gün Divân-ı Hümâyûn’a kabul edilirler, böylece de Osmanlı’nın ihtişamı kendilerine gösterilmiş olurdu. Hem ulûfe dağıtılan hem de elçi kabul edilen bu divânlara “büyük divân” ya da “galebe divânı” denilirdi.

Elçilerin, gerek divâna kabullerinde gerekse huzura çıkışlarında kılı kırk yaran protokol kurallarına bağlı olarak hareket etmek zorundaydılar. Bu kaidelere uymayan bazı elçiler zaman zaman huzura kabul edilmemiş, hatta hakaretlere maruz kalarak saraydan kovulmuşlardı.