THY- Banjul

İngiltere ve Avusturya, Şark Meselesi’nde siyasetlerini nasıl değiştirdiler?

Şark Meselesi’ndeki önemli dönüm noktalarından biri de 93 Harbi’nde, İngiltere ve Avusturya’nın artık Osmanlı İmparatorluğu’nun toprak bütünlüğünün korunması yönündeki politikalarından vazgeçmeleriydi. Avusturya da Balkanlar’da Rusya’nın yayılmasını önlemek için Osmanlı İmparatorluğu’nun toprak bütünlüğünü korumasını savunmak yerine bu bölgelere kendisi hakim olmak için çalışmaya başladı. İlk olarak Bosna-Hersek’i topraklarına kattı. Avusturya’nın Balkanlar’a doğrudan hakim olmak için mücadele etmeye başlaması I. Dünya Savaşı’na giden yolu araladı.

İngiltere de 93 Savaşı'ndan sonra Rus yayılması karşısında Osmanlı İmparatorluğu’nun toprak bütünlüğünün korunması yerine kritik bölgelere doğrudan hakim olmaya veya Rusya’nın yayılma yolları üzerindeki bölgelerde kendi uydusu olan tampon devletçiklerin kurulması projelerini desteklemeye başladı.

İngiltere 1878 yılında Rus tehlikesi karşısında yerleştiği Kıbrıs’tan bir daha çıkmayacak 1882’de de savaşsız bir şekilde Mısır’ı işgal edecekti. İngiltere ve Avusturya’nın Şark Meselesi’ndeki bu köklü politika değişikliği Osmanlı İmparatorluğu’nu Avrupa güç dengesinde yeni bir unsur olan Almanya ile yakınlaşmaya zorlayacaktır.

Balkan Savaşları ve I. Dünya Harbi’ne giden yolu aralayan Berlin Antlaşması’na ilk cevap Bulgarlardan geldi ve Doğu Rumeli’de bir Bulgar isyanı başlatıldı. Osmanlı hükümeti 1886’da Rodop hariç Doğu Rumeli’nin Bulgaristan’a katılmasını kabul etti. Büyük Bulgaristan’ı kurmak için tekrar harekete geçen Bulgaristan gözünü Makedonya’ya dikti ama bu bölgede Sırp ve Yunanlılar’ın da gözü olması yeni bir mücadele başlattı. Balkan ülkeleri arasındaki bu rekabeti fırsat bilen II. Abdülhamid, biraz
olsun rahat nefes alabilmek için bu rekabeti körükledi ve Makedonya’yı Osmanlı hâkimiyetinde tutmayı başardı.