THY- Euroleague

Kuleli Vak’ası nedir?

Islahat Fermanı’nda gayrimüslimlere tanınan haklara karşı tepkiler, sonraki yıllarda da devam etti. 1859 yılında bazı asker, ulema ve memurlar Sultan Abdülmecid ve yöneticilerini değiştirmek için gizli bir örgüt kurdular. Bâb-ı Seraskeri Dâr-ı Şûrâ Reisi Hüseyin Daim Paşa ve Cafer Dem Paşa’nın da aralarında bulunduğu topluluğun reisi Bayezid Medresesi müderrislerinden Süleymaniyeli Şeyh Ahmed Efendi'ydi. Topluluğa üye olanlardan, ''Süleymaniyeli Şeyh Ahmed Efendi ile aramdaki antlaşmayı kabul ettim ve ben antlaşmalı bir fedaiyim'' diye taahhütname alıyorlardı. Topluluk bir taraftan askerler arasında yayılırken, bir taraftan da halk içinde propaganda faaliyetlerinde bulunuyordu. Ancak topluluğun planı, kendilerine katılmaya davet ettikleri Mirliva Hasan Paşa’nın durumu hükümete ihbarıyla suya düştü.

Hasan Paşa, gizli topluluğu Serasker Rıza Paşa’ya bildirdi ve örgütü tuzağa düşürmek için toplantıya davet etti. Hükümet, 14 Eylül 1859’da gizli topluluğu Kılıç Ali Paşa Camii’ne yaptığı toplantı sırasında basarak, orada bulunanları tutuklattı. Örgüt üyeleri Kuleli Kışlasında hapsedildi ve burada yargılandı. Bu yüzden hadiseye Kuleli Vak’ası adı verildi. Sadrazam Ali Paşa ve üst düzey devlet adamlarının oluşturduğu bir mahkeme örgüt üyelerini yargıladı. Örgütün üst düzey yöneticileri Süleymaniyeli Şeyh Ahmed Efendi, Hüseyin Daim Paşa ve Cafer Dem Paşa, Binbaşı Rasim Bey ve Arif Efendi idama, diğer üyeler de kalebend ve sürgün cezalarına çarptırıldılar. Cafer Dem Paşa, sorgusundan sonra Kuleli Kışlası’na getirilirken intihar etti. Sultan Abdülmecid, idam cezalarını müebbet kalebentliğe çevirdi. Kuleli Vak’ası bastırıldığı halde Yeni Osmanlılar hareketine örnek oldu.