THY - TR Çıkışlı Mauritius

Mustafa Reşid Paşa kimdir?

Evkaf Ruznamçecisi Mustafa Efendi adlı bir devlet memurunun oğlu olarak 13 Mart 1800’de İstanbul’da doğdu. 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında ordu katibi olarak görev yapan Mustafa Reşid’in gönderdiği raporlara yansıyan kabiliyeti, padişah II. Mahmud’un takdirini kazanınca, kariyer basamaklarını hızla tırmanmaya başladı.

Mustafa Reşid, Amedî Kalemi’ndeyken, İngiltere’nin İstanbul Elçisi Ponsoby ile yakın ilişkide olan Reisülküttâp Pertev Efendi (Paşa)’nin himayesine girdiği tarihten itibaren, İngiliz politikasını benimsemişti. Temmuz 1834’te Paris’e elçi olarak gönderildi. Elçiliği döneminde II. Mahmud’un tavsiyesine uyarak Fransızca öğrenmeye başladı. Daha sonra 13 Eylül 1836’da Londra elçisi oldu. Elçilikleri döneminde Bâbıâli nezdinde iç ve dış politikada etkili bir duruma geldi.

13 Temmuz 1837’de müşir rütbesi ve paşa ünvanıyla hariciye nazırı oldu. Mustafa Reşid Paşa geniş kapsamlı bir reform yapmak istiyordu. II. Mahmud’un da desteğiyle, Tanzimat reformlarının alt yapısı şekillendi. Böylece 1826’da askerî alanda başlatılan reform süreci, sivil alanı da kapsayacaktı.

Ancak sultanın iktidarının sınırlandırılacağı dedikoduları ve Akif Paşa’nın başını çektiği karşı grubun Mustafa Reşid Paşa aleyhindeki faaliyetleri sonucunda reformlar ertelendi ve Mustafa Reşid Paşa Ağustos 1838’de Londra elçisi olarak İstanbul’dan uzaklaştırıldı. Ağustos 1839 başlarında II. Mahmud’un ölümü üzerine tahta çıkan Abdülmecid’in cülûsunu tebrik etmek için İstanbul’a döndü.

Reşid Paşa, genç padişahı geniş kapsamlı bir reform paketinin derhal yürürlüğe konması konusunda ikna etmeye çalıştı. Sadrazam Hüsrev Paşa da Reşid Paşa’yı tasfiye etmek istedi. Reşid Paşa’yı katlettirmek için padişaha müracaat ettiyse de ret cevabı aldı. Sonunda Mustafa Reşid Paşa’nın gayretleri ve Sultan Abdülmecid’in de onayıyla 3 Kasım 1839’da Gülhane Hatt-ı Hümâyûnu (Tanzimat Fermanı) ilân edildi. Mısır meselesinin 15 Temmuz 1840’da Londra Antlaşması’yla çözülmesine rağmen, Reşid Paşa Hariciye Nazırlığı’ndan 31 Mart 1841’de azledilerek Paris elçiliğine tayin edildi. Bu muhaliflerinin bir başarısıydı. 23 Ekim 1845’te tekrar Hariciye nazırı oldu. İstanbul’a dönünce reformlara devam etti.

Damad Said Paşa’nın başını çektiği muhafazakâr kanadın, paşanın cumhuriyet ilân etmek niyetinde olduğu haberlerini yaymaları üzerine Reşid Paşa 27 Nisan 1848’de azledildi. İddialar asılsız çıkınca, 12 Ağustos 1848’de ikinci kez sadârete atandı. Bu dönemde de reformlara devam etti. 1848 ihtilalleri sırasında Türkiye’ye sığınan Macar ve Polonyalıları tüm baskılara rağmen iade etmeyince Fransız ve İngiliz kamuoyunda olumlu bir hava oluşturdu.

Ocak 1852’de sadâretten azledilerek Meclis-i Vâlâ reisliğine atandı. 4 Mart’ta yeniden sadrazam oldu, ancak dengeler değişince 5 Ağustos’ta azledildi. 13 Mayıs 1853’te üçüncü kez hariciye nazırlığına getirildi. Kırım Savaşı çıkınca, İngiltere ve Fransa ile ittifak sürecinde kilit adam olduğu için, Mustafa Reşid Paşa’nın nüfuzu zirveye çıktı. Dördüncü sadâretinde de reform süreci yeniden ivme kazandı ve idarî mekanizmanın işleyişini kontrol etmek ve reform sürecini yürütmek misyonuyla Meclis-i Âli-i Tanzimat kuruldu.

Reşid Paşa, Tanzimat’ın mimarı olmasına rağmen Islahat Fermanı’nın ilânının yarattığı siyasî ve sosyal tepkileri, şiddetli bir biçimde tenkit edince 2 Kasım 1856’da yeniden sadrazam oldu. Sadrazam olmasında İngiliz Elçisi Canning’in rolü büyüktü. İngiltere ve Fransa ile Boğdan meselesinde ters düşünce, 1 Ağustos 1857’de sadâretten azledilip, Meclis-i Âli-i Tanzimat reisliğine getirildi. 22 Ekim 1857’de altıncı ve son kez sadrazam oldu. Yaklaşık üç ay sonra 7 Ocak 1857’de kalp krizi sebebiyle vefat etti ve İstanbul/Beyazıt Okçular’daki türbesine defnedildi.