THY - Yeni Havalimanı Promosyon - Antalya İzmir

Patrona Halil ortadan kaldırıldıktan sonra neler yaşandı?

Patrona Halil ve yandaşları ortadan kaldırıldıktan sonra, asilerden kurtulmayı başaranlar intikam almak için gizliden gizliye hazırlık yaptılar. Ancak yeni sadrazam Kabakulak İbrahim Paşa, isyancıların her hareketinden adamları sayesinde haber alıyordu. Şehirde özellikle Arnavutlar ve Lazlar sıkı takibat altındaydılar. Sadrazam, adamları aracılığıyla şehirde bazı asayişsizliklerin çıkarılacağını haber aldı.

1730 İsyanı’ndan çıkarılan en büyük ders hızlı ve kararlı bir şekilde bu tür hareketlerin üzerine gidilmezse sonucun kötü olduğuydu. Bu yüzden sadrazam 27 Mart 1731’de hemen Yeniçeri Ağası Abdullah Paşa, Kulkethüdası Pehlivan Halil Ağa ve Cebecibaşı Abdullah Ağa’yı konağına çağırdı. Hızlı bir şekilde önlem almalarını ve sabaha kadar bütün şehri gezip özellikle Arnavutların bulunabileceği yerleri teftiş etmelerini emretti.

Fakat sadrazamın bu uyarısını dikkate alan olmadı ve emrettiği tedbirler de alınmadı. Arnavutlar ise sadrazamın konağında bu toplantıdan bir yolla haberdar oldular. Hemen Süleymaniye Camii yanındaki Ağakapısı önünde toplandılar. Buradaki yeniçeriler Arnavutlara müdahale etmedi ve sayıları giderek arttı. Yeniçeri Ağası Abdullah Ağa, Arnavutların Ağakapısı baskınında oradaydı. Asilerle biraz çatıştıktan sonra elinden yaralandı ve konağın arka kapısından kaçtı. Ağakapısı’nı basan Arnavutlar yeniçeri ağasının hazinesini yağmaladılar.

Daha sonra Cebehâne’yi bastılar, buradakiler de onlara katıldı ve asiler silahlara el koydular. Adeta Patrona isyanının başındaki manzara tekrar yaşanıyordu. Sokaklara dağılan asiler önlerine gelen dükkânları yağmaladılar. Giderek sayıları artan isyancılar Etmeydanı’na girdiler. İsyanın şehre yayılması üzerine I. Mahmud, bütün devlet ricalini Topkapı Sarayı’na davet etti. Bu arada sadrazam Cebehâne’ye giderek buradakileri padişahın emrine itaat etmeleri yönünde uyardı. Fakat bu nasihatleri pek etkili olmayınca sadrazam da saraya gitti.

Topkapı Sarayı’ndaki toplantıda, III. Ahmed döneminde olduğu gibi devlet adamlarından bazıları asilerin ne istediklerini öğrenmek için onlara aracılar gönderilmesini savundu. Fakat sadrazam daha önceki isyanda bu tür gecikmelerin nasıl sonuçlandığını gayet iyi bildiğinden vakit kaybedilmeden Sancak-ı şerif’in çıkarılmasında ısrar etti. Sadrazamın bu ısrarı üzerine diğer devlet adamları da bu kararı savundular ve sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Sancak dışarı çıkarıldı.

Ayrıca saraydaki askerler de silahlandırıldı ve sabah olur olmaz Etmeydanı’ndaki asilerin ortadan kaldırılması kararlaştırıldı. Sabahın ilk ışıkları ile birlikte münadiler Sancak-ı şerif’in dışarı çıkarıldığını ve bütün Müslümanların altında toplanması gerektiğini ilân ettiler. Patrona İsyanı’nın tam aksine, bu ilânı duyan şehir halkı ellerine geçirdikleri silahlarla Sancak altına akın etti.

Halk, Sancak altında toplandıktan sonra sadrazam hemen harekete geçti. Sancak-ı şerif önde, sadrazam, saray askerleri ve İstanbul halkı arkada Etmeydanı’nda doğru yürümeye başladılar. Bayezid Camii’ni geçmişlerdi ki, asilerden bir grup önlerine çıktı. Önce halkın üzerine ateş açtılar, fakat halk dağılmayınca bu defa da Sancak-ı şerife ateş ettiler. Bu son hareketleri halkı korkutmak bir yana daha da galeyana getirdi. Bu durumu gören asiler de Etmeydanı’na kaçmak zorunda kaldılar. Şehir halkının bir sel gibi meydana doğru geldiğini gören asilerden kaçabilenler kaçtı, kaçamayanlar ise halk tarafından linç edildi.

Patrona İsyanı’nın aksine bu isyanı hızlı karar alıp uyguladığı için bastıran sadrazama “müceddid-i nizam-ı devlet” denildi. Ağustos 1731’de asiler tekrar isyan çıkarmak için hazırlık yaptılar. Ancak bu teşebbüs kısa sürede öğrenildiği ve elebaşları yakalandığı için daha fazla büyümeden önlendi. Ancak bundan sonra İstanbul’da Arnavutlar ve Lazlar sıkı takibata alındılar.

Özellikle Rumeli’de uzun bir süre bu takibat devam etti. Arnavutların ve Lazların toplanma yerleri olan kahvehanelerle hamamlar bir süreliğine kapatıldı. Başarısız isyan girişiminden sonra yapılan takibatlarda yüzlerce kişi cezalandırıldı. Bir kısmı sürgün edilirken bir kısmı da, diğerlerine ibret olması için sokak ortasında öldürüldü. Sıkı takipler ve ağır cezalar asileri yıldırdı.