THY- Euroleague

Yabancıların Divân-ı Hümâyûn hakkındaki izlenimleri nelerdir?

Osmanlı İmparatorluğu’na elçilikle veya seyahat amacıyla gelip Divân-ı Hümâyûn toplantılarına ya da sadece bu sırada yapılan teşrifât ve merâsimlere şahit olan, bu konuda bir şeyler duyan birçok kimse eserlerinde bundan bahsetmeden geçememişlerdir. Yabancıların Divân-ı Hümâyûn’un çalışmaları arasında en çok vurguladıkları ve genellikle övgüyle bahsettikleri konu, âdaletin tevziinde insanlar arasında herhangi bir fark gözetilmemesi ve hakkın sahibine teslimi ile suçluların cezalandırılmasında gösterilen sürattir.

Michel Baudier, buna küçük bir örnek teşkil etmektedir: “Divân öyle bir heyettir ki, burada toplanan kimseler her ne sebeple olursa olsun talep edenlere müsavat üzere adalet tevzi ederler. En iyisi, tarafların servetlerini başka yerlerde olduğu gibi karşılarında bulunan kimselerin akılsızlıklarından istifade ederek zenginleşen adliye memurlarına kaptırmağa ne de tazmini kabil olmayan vakit israf etmeğe muhtaç olmadan, bu heyetçe kabul edilerek davalarını bizzat kendilerinin söylemeleridir.

Halka bu kolaylık temin edilmiştir; birisi aleyhinde dava açan bir kimse onu yakalayarak divâna getirir ve divân bu davaya bakmazlık edemez. Orada hareket tarzlarının doğru olduğunu iki şahidin kısa ve şifahî şahadetleriyle ispat eder ise dava kolaylıkla hallolunur ve icrası da zor olmaz; hatta karar divândan sonraya ertelenip hâkimlerden birine havale edilse bile Fransa’da câri olan can sıkıcı gecikmeler ve korkunç aksilikler Türkiye’de bulunmadığı için kararın vaktinde çıkmasına mâni olmuş olmaz”. Yabancıların dikkatini çeken bir diğer konu da divân sonrası yenilen ye-ineklerin inanılmaz çeşitliliğidir. Adalet Kasrı’ndaki divâna nazır pencere de bu eserlerde, Divân-ı Hümâyûn tasvirlerinin ayrılmaz bir parçası olarak yerini alır.