THY - Kabin Kıyafetleri Lansman

Osmanlı İmparatorluğu’nda Avrupalı tüccarların statüsü nasıldı?

İmparatorluğa gelen yabancı tüccarların can ve mal emniyeti sağlanır; mal alıp, satabilmeleri için seyahat serbestisi verilirdi. Osmanlı topraklarına gelen tüccarlara, XVIII. yüzyıldan itibaren “müstemin” denilmiştir. Osmanlı topraklarında veya kara sularında eşkıya ve korsanların saldırısı sonucu malını kaybeden tüccarın zararı devlet tarafından karşılanırdı. Aynı durum yabancı ülkelerde saldırıya uğrayan Türk tüccarları için de geçerliydi.

Osmanlı ülkesinde ölen bir yabancı tüccarın yanında bulunan mallarının, mirasçılarına intikal etmesi için gerekenler devlet eliyle yapılırdı. Yabancı tüccarlar ile Osmanlı tebaası arasındaki davalar, Osmanlı mahkemelerinde görülürdü. Ancak dava sırasında tüccarın mensup olduğu milletin tercümanının da bulunması gerekliydi. Ticari davaya konu olan rakam büyük bir miktarsa, Divân-ı Hümâyûn’da, kadıaskerlerin huzurunda mahkeme yapılırdı.

Ayrıca yabancı tüccarlar, alışverişlerini, borç ve alacak durumlarını, o yerin kadısına müracaatla mahkeme siciline işletirlerdi. Savaş zamanlarında harbe girilen devletin tüccarlarının malları, bulundukları yerin kadısı tarafından envanteri yapılarak muhafaza altına alınırdı. Savaş bitince, tüccarlara malları iade edilir, ziyan olan veya satılan olmuşsa, bu da devlet tarafından karşılanırdı.