THY - TR Çıkışlı Mauritius

Osmanlı İmparatorluğu’nda hoşgörü var mıydı?

Osmanlı İmparatorluğu’nda Müslüman olmayanlar, din değiştirmeye zorlanmadan devletin tespit ettiği kanunlar çerçevesinde ibadetlerini yerine getirip, yaşama hakkına sahiplerken, aynı durum Avrupa’da yoktu. İspanya’da 1492’de Gırnata’nın düşüşünden sonra bir süre Müslümanlar’a karışılmamış, ancak daha sonra zorla Hristiyanlaştırma faaliyeti başlamıştı.

Hristiyan olmayı kabul etmeyenler ya öldürülmüş, ya da Osmanlı gemileri tarafından İspanya’dan alınarak Afrika’ya götürülmüşlerdi. Avrupa’da başka dinlere karşı müsamahasızlık yalnız Müslümanlar için değil Yahudiler ve diğer Hristiyan mezhepleri için de mevcuttu.

Osmanlı İmparatorluğu’nun gayrimüslimlere davranışı çağına göre çok ileri ve kendi döneminde dünyanın diğer bölgelerinde mevcut olmayan bir tavırdır. Ancak Osmanlı yönetiminin, gayrimüslimlere karşı davranışı devamlı olarak söylenildiği gibi “hoşgörü” değildir. O dönemde mevcut anlayışa göre bir Müslüman, Kur’an-ı Kerimin emirlerine inanmayan birisini hoşgöremezdi.

Hoşgörü, son din olarak iman ettiği inancına aykırıydı. Osmanlılar’ın gayrimüslimlere karşı davranışı ananevi İslam anlayışı çerçevesinde ''tahammül''dür. Ayrıca gayrimüslimlerin istedikleri gibi yaşadıkları ve ibadetlerini sürdürdükleri iddiaları da yanlıştır. Gayrimüslimler devletin koyduğu kanunlar çerçevesinde hayatlarını sürdürmüşler ve Müslümanlar’a göre vatandaşlık hakları yönünden ikinci sınıf vatandaş olarak görülmüşlerdir. Gayrimüslimler, 1856 Islahat Fermanı’ndan sonra Müslümanlar’la eşit seviyeye gelmişlerdir.