THY - Kabin Kıyafetleri Lansman

Vak’anüvislik nedir?

Vak’anüvis, “vaka yazan” manasına gelir. Bu tarihçiliğin özelliği olayların yıl yıl anlatılmasıdır. Vak’anüvis kelimesi ilk başta “vek’ayinüvis” olarak kullanılıyorken, sonradan “vak’anüvis”e dönüşmüştür. IV. Mehmed döneminin tarihini kaleme alan Abdurrahman Abdi Paşa, ilk vak’anüvis olarak zikredilmekle beraber bu iddia kabul görmemiştir.

XVI. yüzyılda “vekayinüvis” ünvanı tarih yazıcıları için kullanılsa da vak’anüvisliğin Divân-ı Hümâyûn’a bağlı devamlı bir memuriyet olarak ortaya çıkması Naimâ ile başladı. Naimâ’dan sonra vak’anüvis olan Şefik Mehmed Efendi kısa bir süre görev yaptı. 1714 yılında bu göreve tayin edilen Raşid’den itibaren de vak’anüvislik devamlılık kazandı. İlk resmî vak’anüvis olan Halepli Mustafa Naimâ, XVIII. yüzyılın başlarında bu göreve getirilmiş ve devletin görevlendirdiği bir tarihçi olarak 1592-1660 yılları arasının tarihini kaleme almıştı.

Vak’anüvislik müessesesi saltanatının ilgasına kadar devam etti. Ancak vak’anüvis tarihleri 1592-1868 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihini ihtiva eder. Bu yıllar arasında bazen vak’anüvis değişiklikleri yüzünden birkaç aylık boşluk kalmış, bir de 1142 (1729-1730) yılının tarihi yazılamamıştır. Son vak’anüvis Abdurrahman Şeref’tir. Yazdığı tarih II. Meşrutiyet’i gerektiren sebepleri, 31 Mart hadisesini, II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesini ve Sultan Reşad döneminin bir aylık hadiselerini ihtiva eder.