THY- Euroleague

93 Harbi’nin Osmanlı İmparatorluğu’na etkileri nedir?

Osmanlı İmparatorluğu önemli miktarda toprak kaybının yanısıra, Rusya’ya ödemek zorunda kaldığı savaş tazminatı sebebiyle büyük bir maddi yük altına girdi. Ayastefanos Antlaşması’nın ağır hükümlerinden kurtulmak için Kıbrıs’ı İngiltere’ye bırakmak zorunda kaldı. Bir süre sonra da durumdan istifade eden Fransa, Tunus’u işgal etti. Meclis-i Mebusan’ın kapatılmasıyla, her ne kadar resmi olarak kaldırılmamış olsa da, Meşrutiyet filizlenmeden sona erdi.

Bu sıralarda Ali Suavi, V. Murad’ı yeniden tahta geçirmek için Çırağan Sarayı’na bir baskın düzenlemişse de başarıya ulaşamamıştı. Ancak bu baskın II. Abdülhamid’in ömür boyu tahttan indirilme korkusuna girmesine ve herşeyi kontrol etmek istemesine yol açtı. 93 Harbi’nin buhranlı yılları ve acı deneyimleri II. Abdülhamid’in siyasi fikirlerinin olgunlaşmasına önemli etkilerde bulundu.

Savaşın başlangıcında ve sonrasında II. Abdülhamid karar mekanizmasına hakim değildi ve gerçek diplomatik bilgiler hakkında da yeterince bilgi sahibi olamamıştı. Bir daha benzer yanılgılara düşmemek için dahili ve harici bütün işleri Yıldız Sarayı’na taşıdı. Balkanlar’daki Türk nüfusunun önemli bir bölümü asırlardır yaşadığı toprakları terkederek, Anadolu’ya yerleşmek zorunda kaldı. Ruslar planlı olarak Tuna bölgesindeki Türk ahaliyi, bu bölgelerden göç ettirmek için baskı ve katliamlar yaptılar.

Bunun sonucu olarak da Tulca, Ruscuk, Tırnova, Eski Cuma, Filibe, Kızanlık, Eski Zağra, Yeni Zağra, Lofca gibi yerlerde bulunan Türkler yaşadıkları yerleri terkederek Edirne, İstanbul, Çanakkale, İzmir gibi şehir ve bölgelere yerleşmek zorunda kaldılar. Ruslar’ın, Bulgar çetelerini silahlandırarak Türkler’i katlettirmeleri yüzünden Burgos, Ahyolu, Yanbolu ve İslimiye gibi bölgelerin ahalisi de göç etti. Bu göç dalgası vatanlarını terkeden insanların perişan bir şekilde yolculuk etmelerine ve devletin ekonomik açıdan daha da sıkışmasına sebep oldu.

Muhacirler, Anadolu’da yerleştikleri yerlerde büyük sıkıntı çektiler. Ayrıca o bölgelerin eski ahalileri ile de aralarında çeşitli ihtilaflar meydana geldi. İstanbul’a gelen aşırı göç yüzünden şehrin yapısı bozulmaya başladı.