THY - Kabin Kıyafetleri Lansman

Osmanlı bürokrasisinde nasıl suistimaller yapıldı?

Osmanlı'da bazı katipler fazla para kazanmak için çeşitli suistimallerde bulunmuşlardır. Kalemde işi olan kimselerden fazla para almak için işleri geciktirdikleri görülmektedir. İstanbul’daki devlet dairelerinde işi olan kimseler yol yordam bilmeyen cahil insanlarsa günlerce çile çekmelerine rağmen işlerini halledemiyorlardı. XVI. yüzyılın ortalarına ait olduğu tahmin edilen bir eserde bu durum şu şekilde anlatılmaktadır:

''Bu husus kati lazımdır, Müslümanlar bu husustan kati müteşekkilerdür. Zira kimisi ömründe mu’azzam şehr görmemişdir. Türk vardır ki iskeleden Divân-ı Âli’ye gelince kırk kişiye sormayınca Divân’ı bulamaz. Bu kande kaldı kim Divân yazıcıların evini bula. Bunların hali budur ki evvela Divân-ı Âli’ye ki varurlar hükm-i şerif emr olunur şad olurlar. Sonra sora sora reisülküttâp hazretlerinin evini bulurlar. Dahi adet-i kadimdir ki ol hükm isteyen Türk’ün eline barmak kadar bir kağıt virilür ve dirler ki “var imdi sen bu kağıdı fulan mahallede fulan yazıcıya vir, ol senin hükmini yazıvirir” dirler. Dahi ol der-mend eğer yayla Yörüklerinden olup ömründe ne ekabir ve ne bu asl şehr görmedi ise vakt olur ki Divânsız günlerde iki gün gezer bulımaz, sonra konak yirin dahi yavi kılur, başına dürlü dürlü haller gelür, ta cumartesi girü Divân’a gelir, ol emr itdikleri kâtibi bulur.
Kâtip dahi neylesün, ol dar yerde Türk ile oturup hükmünü yazmağa kabil değül. “Gel anda evde muradınız üzerine yazıvireyim” der. Tekrar ol dermend zar u sergerdan gezer.

Meğer ki şerir Türk ola nice kere hükm-i şerif çıkarmış ola ki iki üç günde hükmün alıncaya değin çok bela çeker. Zira “el-garibü ke’l-a’ma”dür, geze geze hükme virecek akcesin dahi ekleyler. Sonra hükmünü dahi bulsa akçesiz alımaz, ah vah ile çıkar gider mazlumlardandur. Hem ötede zulme uğramışlardır, hem bunda gelüp işleri bitmeyüp arkasındagı kepenek ve gayri esbabcuğun satar. Vebaldir, bunun gibilerden sakınmak gerekdür. Bu sebebdendür ki yıldan yıla kâğıd eminlerinde nice bin hükm battal kalır”.

Memurların zaman zaman usulsüzlükler yaptıkları görülmektedir. 1590’da yapılan teftişte büyük bir sahtekârlık ortaya çıkarılmıştır. Divân-ı Hümâyûn ve Maliye kalemlerindeki bir kısım kâtiplerin sahte berat ve tezkireler yazdıkları, İran seferleri için serdara gönderilen tuğrası çekilmiş boş ahkâm kağıtlarını ele geçirerek, onlarla istedikleri gibi sahte evrak hazırladıkları, hatta yazıldıktan bir müddet sonra silinen mürekkep kullanarak, yazısı silinen ahkam kağıtları ile tezvir hükümler yazdıkları, yapılan teftiş sonucunda belli olmuştur. Bu suisti-malleri yapanlardan ikisi idam edilmiş, altısının birer elleri kesilmiş ve yedisi de küreğe gönderilmiştir. Bu tip hadiselere bilhassa devlet gelirlerinin tevzii ile görev tezkire ve beratlarını hazırlayan kalemlerde daha sık rastlanmaktadır.