THY- Noukşot

Osmanlı'da kapitülasyonlar tek taraflı mıydı?

Osmanlı İmparatorluğu, gerek ülkesinin maddî menfaati, gerekse de siyasî çıkarları için çeşitli ülkelere kapitülasyon adı verilen, ticarî imtiyazlar tanımıştı. Ancak bu ahidnâmeler iki taraf arasında yapılmış bir antlaşma statüsünde olmayıp, tek taraflıydı. Kapitülasyonlar, XVIII. yüzyıla kadar Osmanlı padişahının yabancılara bir inayetiydi.

Padişah istediğinde imtiyazı geri alabilir, sultan öldüğünde imtiyazın hükümleri ortadan kalkardı. Bu yüzden her padişah döneminde antlaşma yenilenirdi. Bu tür ticarî imtiyazlar ancak 1718’de Avusturya ile yapılan Pasarofça Antlaşması’ndan sonra iki taraflı olmuştur.

1736-1739 Savaşı’nın başından beri aktif rol oynayan Fransa’nın İstanbul’daki elçisi Marquis de Villeneuve, bu sayede 30 Mayıs 1740’da Fransa’nın kapitülasyonlarını genişleten bir antlaşma imzaladı. Daha sonra diğer Avrupa devletleri de aynı haklardan faydalanarak benzer imtiyazlar aldılar.

Avrupalılar’la yapılan ticaret antlaşmaları tek taraflı işlememiş ve yabancı tüccarların Osmanlı topraklarında imtiyazlı olarak faaliyette bulunmalarına karşılık, Türk tüccarlar da Venedik’te, Avusturya’da ve daha birçok Avrupa ülkesinde uzun yıllar ticaret yapmışlardır.