THY- Noukşot

Zenta Muharebesi nasıl gerçekleşti?

Avusturya ordusunun geldiği haber alınınca, Anadolu Beylerbeyi Mısırlızâde İbrahim Paşa ile Diyarbakır Beylerbeyi Kavukçu İbrahim Paşa düşmanın üzerine gönderildi. Ancak herhangi bir başarı kazanılamadı. Sadrazam bir taraftan süratle askeri karşıya geçirmeye çalışırken, diğer taraftan da 7 bin askeri siperlere sokarak savunma düzeni aldırdı.

Ancak Avusturya ordusunun gelişi orduda büyük bir paniğe yol açtı. 2 bin asker bu sırada suya düşerek boğuldu. Elmas Mehmed Paşa’nın paniği önlemek için askere sert davranması kargaşayı iyice artırmıştı. Günün sona ermesine ancak dört saat kalmış olmasına rağmen, Eugen derhal saldırmaya karar verdi. Savaştan önceki iki saatte saldırı planlarını ve hazırlıklarını süratle yaptı. Bu sırada Osmanlı kuvvetleri, saldırmayarak yine bir fırsatı kaçırdı.

Ordunun ağırlıklarını karşıya geçirip, köprüyü kaldırmak isteyen sadrazama Yeniçeri Ağası Mahmud Paşa, ''Bu arabalar ancak sabaha kadar geçer, askerin çoğu geçti, düşman da yakına geldi. Bu daire büyüktür, kuşatacak kadar piyademiz kalmadı. Siperlerden piyade, top ve zahire arabalarını çekip, eldeki askere göre köprübaşında metris alınmalıdır'' tavsiyesinde bulundu.

Yeniçeri ağasının teklif ettiği gibi davranıldığında savunma hattı daraltılacaktı. Ancak savunma hattı daraltılırken plandan haberi olmayan asker, düşman baskın yaptı zannederek, panik halinde köprüye koştu. Bunun üzerine sadrazam ve diğer komutanlar yalınkılıç köprübaşında durarak askeri siperlerine soktular.

Bu kargaşa Avusturyalılar’ı daha da cesaretlendirdi. Asgari hazırlıklardan sonra, Avusturya birlikleri yarım daire şeklinde bir hat çizip, Osmanlı ordusuna karşı saldırıya geçti. Prens Eugen, kısa bir süre sonra köprünün yanında bir kum tümseğini keşfetti ve Guido Starhemberg’e ve piyadelerine sol kanattan, nehir yönünden Türkler’in savunma saflarının arkasına geçme emrini verdi.

Kurşun yağmuruna tutulan Osmanlı askerleri yine köprüye doğru kaçmaya başladılar. Sadrazam köprünün iki tombazını kaldırıp, yalın kılıç askerin karşısına geçerek firarı önlemeye çalıştı. Elmas Mehmed Paşa, ''Ben ölünceye kadar döğüşürüm, siz nereye kaçarsınız'' diyerek firar eden askerlere kılıç salladı.

Askerler de, ''Bizi bu geçitlere düşürmek senin tedbirsizliğindir'' diyerek sadrazamı öldürdüler. Ancak kaçacak yer yoktu, Avusturya birlikleri Osmanlılar’ın kaçış yolunu tutup, köprüyü parçalamıştı.

11 Eylül 1697’de öğleden sonra başlayan muharebe gün batarken bitmişti. Karanlık bastığında, Prens Eugen büyük bir zafer kazanmıştı. Korkunç bir katliam meydana gelmiş, nehri geçemeyen Osmanlı askerleri şehid edilmişti.