thy öğretmenler günü

IV. Mehmed tahttan indirildikten sonra neler oldu?

IV. Mehmed, yaşanan bozguna rağmen devlet işleriyle fazla ilgilenmemeye devam edince asker isyan ederek, sultanı tahttan indirip Şehzade Süleyman’ı tahtta çıkardı. II. Süleyman’ın saltanatının ilk aylarında İstanbul’da büyük bir kaos yaşandı. Yeni sultan İstanbul’da emniyet sağlandıktan sonra sefere çıkmaya niyetlendi.

II. Süleyman, Macaristan seferi için İstanbul’dan Edirne’ye hareket ettiğinde Avusturyalılar’ın Belgrad’ı işgal ettiği haberi geldi. Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1521 yılında fethedilen Belgrad, Orta Avrupa’nın en stratejik noktalarından biriydi. Haberi alan padişah ağlayarak ''Emir Allah’ındır'' dedi.

Belgrad’ın kaybı üzerine padişah, kışı Edirne’de geçirmeye karar verdi. Düşmanla savaş devam ederken, eşkıyalar ülkenin her yanını talan ediyordu. Anadolu ve Rumeli’de eşkıyaların ortadan kaldırılması için müfettişler görevlendirildi.

Başta Yeğen Osman Paşa olmak üzere eşkıyalar uzun süren uğraşlar sonucu ortadan kaldırıldı. Bu arada Kırım Hanı Selim Giray Han, Kırım’a saldıran Ruslar’ı mağlup etti. Avusturya cephesinde yeni mağlubiyetlerin alınması üzerine Bekri Mustafa Paşa azledilerek, 25 Ekim 1689’da Köprülü ailesinden Fazıl Mustafa Paşa sadrazamlığa getirildi.

Sadrazam iç düzenlemelerin ardından Avusturya’ya karşı harekete geçti. 1690 sonbaharında önce Vidin ve Niş’i ele geçirdi, ardından 9 Kasım’da da Belgrad Kalesi’ni ani bir hücumla fethetti. Belgrad’ın zaptıyla Tuna’nın güneyi kontrol altına alınırken, Tımışvar ile bağlantı kuruldu ve Macaristan yolu Osmanlılar’a yeniden açıldı. Tuna savunma hattı tekrar kurulmuştu.

Belgrad’ın fethi hem padişahı, hem de halkı rahatlattı ve sadrazama karşı büyük bir güven sağladı. Avusturya’ya yardım eden Sırplar, Katolik baskısı sebebiyle yaptıklarından pişman olmuşlardı. Sadrazam Sırplar’ı cezalandırmadı, bağlılıklarını kazanmak için çaba gösterdi.

Şehzadeliğinden beri çile çeken ve tahta çıktıktan sonra birçok sadrazam değiştiren II. Süleyman’ın tek iyi giden işi Fazıl Mustafa Paşa’nın dirayetli ve becerikli bir sadrazam olarak görev yapmasıydı.

II. Süleyman, ömrünün son iki senesini hasta olarak geçirdi. Hastalığından dolayı rahat hareket edemiyordu. Gün geçtikçe vücudu şişiyor ve dayanılmaz ağrılar çekiyordu. Sultanın vücudu hekimlerin tedavisine cevap vermiyordu. Hekimler, sadrazama padişahın birkaç aylık ömrü kaldığını söylediler.

Padişahın günden güne daha da fenalaştığını gören sultan IV. Mehmed’in taraftarları ve Sadrazam Fazıl Mustafa Paşa muhalifleri gizliden gizliye örgütlendiler. Bunlar, hükümdarlığının son iki yılını hasta geçiren II. Süleyman’ı tahttan indirmek için faaliyete geçtiler. Bilhassa, IV. Mehmed devrinde memuriyette bulunmuş bazı devlet adamları Sultan Mehmed’i veya büyük oğlu Şehzade Mustafa’yı tekrar tahta çıkarmak istiyorlardı. 1691 baharında Sadrazam Fazıl Mustafa Paşa, Avusturya üzerine yeni bir sefer düzenlemek için büyük bir ordu topladı.

Paşa, Macaristan seferindeyken padişahın ölmesi durumunda IV. Mehmed veya oğlu Şehzâde Mustafa’nın tahta geçirilmesinden çekiniyordu. Devlet ricalinin hazır bulunduğu bir toplantıda ordu seferdeyken II. Süleyman’ın da Edirne’ye götürülmesine karar verildi. Sadrazam Fazıl Mustafa Paşa toplantıdan çıkan kararı II. Süleyman’a arz ettiğinde padişah, ''Behey Paşa, gör bak ne haldeyim. Bu, hastalık ile nasıl mümkün olur? Vezirler hâlimi bilmez. Ancak dün gel bugün git derler'' diyerek tepkisini dile getirdi. Fakat sadrazamın gerekçelerini dinleyince Edirne’ye gitmekten başka çaresinin olmadığını anladı.

Önce hanedanın diğer erkek üyeleri Edirne’ye gönderildi. Fazıl Mustafa Paşa başkanlığında toplanan mecliste padişahın yolda ölmesi durumunda yerine kardeşi Şehzade Ahmed’in geçirilmesine karar verildi. Sultan öldüğünde cesedinin bozulmaması için gerekli malzemeler de tedarik edildi. II. Süleyman sağ salim Edirne’ye ulaştı ancak uzun ve yorucu yolculuk padişahın hastalığını iyice artırmıştı. Fazıl Mustafa Paşa, Avusturya seferi için Edirne’den hareket etti.

Onun hareketinden dokuz gün sonra Sultan II. Süleyman Edirne Sarayı’nda öldü. Daha önceden gerekli hazırlıklar tamamlandığı için cesedin teçhiz, tekfin ve tahniti için gerekli malzemeler hemen tedarik edildi. II. Süleyman 40 yıl hapis hayatı yaşadığı için dört yıl süren hükümdarlığı döneminde gölge sultan durumundaydı. İyi bir eğitim almadığı ve devlet işlerini bilmediği için yakınlarının ve Harem’in etkisi altında kalmıştı.