THY - Yeni Havalimanı Promosyon - Ankara

Köprülü Mehmed Paşa neler başardı?

Köprülü Mehmed Paşa sadrazam olduğunda devlet otoritesi iyice bozulmuştu. Köprülü ilk iş olarak sadrazam olmasıyla makamlarını kaybedenlere karşı kendisini emniyete aldı. Eski sadrazam sürüldü, mallarına el konuldu ve çevresi dağıtıldı. Devletin üst mevkilerine kendi adamlarını getirtti. IV. Murad döneminden itibaren İstanbul’da büyük bir güç haline gelen Kadızadeliler’e karşı harekete geçti.

Onların bütün tarikatların kapatılması, birden fazla minaresi olan camilerin minarelerinin yıkılması gibi isteklerini reddetti. Kadızadeliler’in mallarına el koydu. Liderlerini tutuklatarak, Kıbrıs’a sürdü. Bu olay, dışarıdan zayıf gibi görünen devletin, gerektiğinde ipleri nasıl kolaylıkla eline alabildiğini göstermektedir. Yıllarca İstanbul’da istediklerini yaptıran, devlet işlerine müdahale eden Kadızadeliler bir günde bitirilmişti.

Sadrazam, Abaza Mehmed Paşa’yı öldürtmesinden dolayı kendisine karşı çıkan sipahileri, yeniçeriler ile sindirdi. Masrafları kısıp, hazineye girmesi gereken paraları emniyet altına alarak bütçeyi denkleştirdi. Kendi durumunu emniyet altına aldıktan sonra Çanakkale Boğazı’ndaki Venedik ablukasını kaldırmak için harekete geçti.

Gönderdiği donanma başarısız oldu. Ancak bir topçunun açtığı ateş sonucunda Venedik donanmasının komutanlık gemisinin havaya uçmasıyla abluka sona erdi. Bozcaada ve Limni’nin geri alınmasıyla Boğazlar’da emniyet sağlandı. Bu başarı ile Köprülü'nün şöhreti büyük ölçüde arttı.

Venedik tehlikesinin hafiflemesiyle, Anadolu’daki isyanlar ve Erdel’deki Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılma faaliyetlerine karşı harekete geçildi. Sadrazam Erdel’deyken, isyan eden Abaza Hasan Paşa, İstanbul önlerine geldi. Seferden geri çağırılan sadrazam, Abaza Hasan Paşa’nın üzerine yürüyünce asiler dağılarak geri çekildiler. Hasan Paşa barış isteyince onu ve yandaşlarını Halep’te bir ziyafette öldürttü.

Anadolu’da geniş bir teftiş başlatarak, durumu şüpheli görülen asker ve ulema sınıfı üyelerini yakalatıp, kellelerini İstanbul’a göndertti. Dönemin kaynakları 10 binden fazla kişinin öldürüldüğünü söylerler. Köprülü, sert tedbirlerle devlet otoritesini yeniden kurmuştu. Gerek onun, gerekse oğlu Fazıl Ahmed Paşa’nın icraatıyla Osmanlı İmparatorluğu kendisini toparlamış ve sistemin tekrar işler hale gelmesiyle İkinci Viyana Seferi’ne kadar yaklaşık çeyrek asır XVI. yüzyıldaki güçlü görüntüsüne geri dönmüştü.