THY- Noukşot

Cem Sultan, Osmanlı hanedanındaki hacca gitmiş tek şahsiyet midir?

Cem Sultan, Mısır’a sığındığında Memlük Sultanı Kayıtbay’dan hacca gitmek için izin istemişti. Sultanın bu hareketini onaylaması üzerine genç şehzade yanına annesini ve eşini alarak hacca giden kafileye katıldı. Cem Sultan hacca gittiği için o yılın hac kafilesi daha da ihtişamlı olarak hazırlandı.

Mekke ve Medine’yi ziyaret edip, hac görevini yerine getiren Şehzade Cem, Mart 1482'nin başlarında Kahire’ye geri döndü. Osmanlı hanedanından hacca gitmiş tek şahsiyet Cem Sultan olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu döneminde, ne ondan önce ne de sonra Osmanlı hanedanının erkek üyelerinden başka hiçbir kimse hacca gitmemiştir. İmparatorluğun sona ermesinden sonra Sultan Vahdettin hacca gitmişse de, siyasi karışıklıklar yüzünden haccı tamamlayamadan umre yapıp dönmek zorunda kalmıştır.

Osmanlı padişahlarının niçin hacca gitmediği yıllardan beri tartışılan bir konudur. Ancak bir husus gözden kaçmaktadır. Osmanlılar’dan önceki Türk devletlerinin hükümdarlarının da hacca gitmediğine dikkat etmek gerekir. Gazneli, Karahanlı, Büyük Selçuklu, Anadolu Selçukluları gibi Osmanlılar’dan önce hüküm sürmüş Türk devletlerini yöneten hanedanların erkek üyeleri hacca gitmemiştir. Yani Osmanlılar’dan önce hükümdar ailelerinin hacca gitmesi gibi bir gelenek yoktur. Ayrıca Babür, Safevi ve İran Avşar devletlerinin hükümdar ailelerinin erkek üyeleri de hacca gitmemiştir.

Osmanlılar’dan önceki Türk devletleri ile Babür Devleti’ni yöneten hanedanların kadın mensuplarından hacca gidenler olmuştur. Osmanlı hanedanına mensup kadınlardan bir kısmının da hacca gittikleri görülmektedir. Osmanlı ve diğer devletlerin hanedanlarını, hacda bu kadın üyeler temsil ederdi. Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetim sistemi yaklaşık 9 ay süren hac yolculuğu yüzünden merkezden bir hükümdarın ayrı kalmasına müsaade etmemekteydi.

XIX. yüzyıldan önce böyle bir yolculuğa çıkan bir padişahın döndüğünde tahtını kaybetmiş olması ihtimali oldukça yüksekti. Ayrıca İran ve Habsburglar gibi iki büyük düşman varken, imparatorluğun siyasi merkezinden fazla uzaklaşılmaması da gerekiyordu. Ancak XIX. yüzyılın ikinci yarısında ulaşım imkanlarının artmasıyla, hac seyahatinin kısalmasına ve Osmanlı hükümdarlığının bir sisteme bağlanmış olmasına rağmen, padişahların niçin hacca gitmediği konusu hala bir soru işareti olarak durmaktadır.

Bu dönemde Abdülaziz, Avrupa’ya seyahat ederken, Sultan Reşad da Kosova bölgesine uzun süren bir geziye çıkmıştır. Ancak hacca gitmek gibi bir niyetlerinin olduğu yönünde bir bilgi yoktur. Padişahlar hacca gitmek yerine, kendi yerlerine birden fazla vekil göndermişlerdir. Hanedan mensubu şehzadelere de, denetimden uzak kalacakları ve siyasi bir etkinlik fırsatı bulabilecekleri için hacca gitme izni verilmemiştir. Osmanlı hanım sultanları hanedanın siyasi olarak en az mesele çıkarabilecek temsilcileri olduğundan onların gidişi bir problem olmamıştır. Birçok hanedan mensubu kadın hacca gitmiştir. Örneğin 1573 yılında hacda Osmanlı hanedanını, II. Selim’in kızı Şah Sultan temsil etmiştir.