THY- Euroleague

Cem Sultan, Mısır’dan neden döndü?

Cem Sultan, Mısır’da büyük bir merasimle karşılanmıştı. Osmanlı şehzadesine burada çok hürmet gösterilip, şerefine ziyafet ve eğlenceler düzenlendi. Cem, Mısır’daki durumunu bir mektup yazarak padişaha bildirdiği zaman, II. Bayezid ona “Saltanat davasından vazgeçerse, karşılığında kendisine yıllık 1 milyon akçe vereceği”, cevabını verdi. Ancak Cem Sultan, düştüğü duruma rağmen saltanat hırsından vazgeçememişti. Bu sırada Osmanlı İmparatorluğu’ndaki saltanat mücadelesini fırsat bilen Karamanoğlu Kasım Bey İçel’e gelerek, çevredeki Türkmenler’i toplayıp eski topraklarını geri alma mücadelesine girmişti. Konya’yı muhasara edince Gedik Ahmed Paşa, Karamanoğlu üzerine gönderildi.

Kasım Bey’i mağlup eden Gedik Ahmed Paşa, İçel’e girip, burada direnen Türkmenler’i kılıçtan geçirdi. Osmanlı kuvvetleri karşısında mağlup olan Kasım Bey, Cem’i Anadolu’ya geri getirmek için faaliyete geçti. Cem Sultan’a çeşitli kişilerin ağzından davet mektupları yazdırdı. Hatta Gedik Ahmed Paşa’nın ağzından dahi mektup yazdırdığı iddia edilir. Cem, Sultan Kayıtbay’dan izin alarak, Anadolu’ya geri döndü. Çukurova’ya gelerek, burada Kasım Bey ile buluştu ve onunla bir anlaşma yaptı. Buna göre tahtı ele geçirirse Karaman ülkesini Kasım Bey’e verecek, o da hayatta olduğu sürece Cem’e itaat edecekti.

Şehzadenin Osmanlı topraklarına girmesi üzerine, II. Bayezid bir ordu toplayarak harekete geçti. Ancak padişah hala Gedik Ahmed Paşa’ya güvenmiyordu. Cem’in Ankara üzerine gönderdiği kuvvetlerin yenilmesi ile durumun hemen onun aleyhine döndüğü görüldü. Şehzadenin kuvvetleri dağılmaya başladı. Kasım Bey, Aksaray’ı da ele geçiremeyince, birlikte Akdeniz’e doğru çekilmeye başladılar. Cem Sultan, bütün bu durumuna rağmen ağabeyinin daha önce yaptığı anlaşma teklifini tekrar öne sürmesini kabul etmeyerek, Anadolu’daki bazı eyaletlerin kendisine verilmesini istedi.

Ancak Cem’in bu teklifini II. Bâyezid, “Mülkün bölünemeyeceğini ve boşuna Müslüman kanının aktığını” söyleyerek reddetti. Devlet topraklarının aile fertleri arasında bölünmesinin kabul edilmemesi, Osmanlılar’ın Türk devlet geleneğinden uzaklaşarak, merkeziyetçi bir devlete doğru gittiğini açıkça göstermektedir.