THY- Euroleague

İstanbul’un fethinde Bizans’a hangi gerekçeyle savaş ilan edildi?

İstanbul’un fethi Türk tarihinin en büyük olaylarından birisidir. Fetih sırasındaki en ilginç hadise Osmanlılar’la Bizans’ın arasının bir koyun alışverişi yüzünden bozulması ve bu olayın savaş sebebi olmasıdır. İstanbul’un fethinde tetiği ateşleyen hadise budur. İstanbul’un fethi için birçok sebep gösterilir. Ancak bu olaydan fazla bahsedilmez.

II. Mehmed, tahta çıkarken karşılaştığı kargaşa ortamından çıkmasının tek yolunun İstanbul’un fethi olduğunu bildiği için, Karaman seferinden döner dönmez Anadolu Hisarı’nın karşısına bir kale yapılmasını emretti. Bu durum karşısında Bizans, inşaat durdurulursa Şehzade Orhan için istediği paradan vazgeçeceğini bildirdi.

Fakat II. Mehmed, babası II. Murad’ın 1444’teki Varna Savaşı’na giderken boğazdan geçişine Bizanslılar’ın engel olduğunu, bu yüzden de babasının Rumeli tarafında bir kale yaptırmaya ahdettiğini söyledi. Bizans İmparatoru Konstantin bu kalenin yapılmasına mani olmak için Türkler’e karşı savaşılmasını önerdiyse de, destekleyen olmadı.

Rumeli Hisarı’nın inşaatı hızla ilerliyordu. Üç burçlu olarak inşa edilen kalenin burçları Saruca, Çandarlı Halil ve Zağanos Paşalar tarafından, duvarlar ve diğer yerler ise bizzat padişah tarafından yaptırılıyordu. Binlerce insan inşaatta çalıştı. Boğazda bulunan eski bina harabeleri hisarın inşasında kullanıldı.

Bu gelişmeye rağmen Bizans’la savaş durumuna girilmemişti. Ancak inşaat sırasında Bizanslı köylüler ve çobanlarla Osmanlı askerleri arasında zaman zaman çatışmalar meydana geliyordu. İmparator Konstantin çaresiz bir şekilde engel olamayacağı bu faaliyeti seyrettiği gibi, Osmanlı askerlerine yiyecek de gönderiyordu.

Osmanlı askerleri İstanbul’u gezebilirken, Bizanslılar da Osmanlı ordugahında dolaşıyorlardı. İmparator, Osmanlı padişahından Rumlar’ın ekili tarlalarını korumaları için asker göndermesini bile istemişti. Bunun üzerine bir miktar asker gönderilmişti. Ancak bunların asıl amacı Osmanlı askerlerinin atları Bizanslılar’ın çayırlarına girdiğinde, Rumlar’ın Türk atlarını kovmalarına engel olmaktı.

1452 yılının yazına gelindiğinde Boğazkesen, yani Rumeli Hisarı tamamlanmıştı. Edirne’ye hareket eden padişah, askerlere de izin vermişti. Aylardır çalışmaktan yorulmuş olan Osmanlı askerleri çevrede dolaşıyorlardı. Ağustos 1452'de bir grup Osmanlı askeri Beşiktaş ile Kâğıthane arasındaki Kanlıkavak denilen yerde rastladıkları Bizanslı çobanlardan koyun almak istediler. Ancak çobanlar koyunlarını satmadılar. Karşılıklı laf atılmasıyla başlayan sürtüşme, kılıç ve bıçakların çekilmesi ile büyük bir çatışmaya dönüştü. İki taraftan da yaralananlar oldu.

Birkaç koyun da parçalandı. Olay yerine gelen diğer Osmanlı askerleri kavgayı durdurdular. Ancak çatışma haberi İstanbul’a kadar ulaşmıştı. Süvari ve piyade olarak olay yerine gelen Bizanslılar, Türklere saldırdılar. Bir kısmını şehid edip, bir kısmını da esir aldılar. Bu çatışma üzerine Bizans İmparatoru Konstantin şehrin kapılarını kapattırdı. İstanbul’da durumdan habersiz gezmekte olan Türkler’i de hapse attırdı. Bir müddet sonra esirleri serbest bıraktıysa da iş işten geçmişti. Bu çatışma Bizans’ın sonunu hazırlayan hadise oldu.

Osmanlı tarihçileri bu olayla ilgili olarak Bizanslılar’ın çobanlara yardım etmek isterlerken Osmanlı padişahına ihanet ettiklerini yazarlar. Hapisteki Türkler’i serbest bırakan İmparator, Fatih’e de bir elçi göndererek özür diledi. Ancak elçiye yüz vermeyen Fatih, bu olayın aradaki dostluğu bozduğunu ve Bizanslılar’ın ya İstanbul’u teslim etmelerini, ya da savaşa hazır olmalarını söyledi. Böylece Osmanlılar Bizans’a resmen savaş ilan ettiler.

Çobanların esirgedikleri birkaç koyun Bizans’ın sonunun başlangıcıydı. İbn Kemal’in “Tevârih-i Âl-i Osman” isimli eserinin yedinci cildi ile Tursun Bey’in “Tarih-i Ebu’l-Feth” adlı kitabında bu şekilde anlatılan hadise, Bizanslı Dukas’ın tarihinde ise biraz değişik biçimde yer alır: “Rumeli Hisarı inşa edilirken Osmanlı ordusuna katılmak üzere II. Mehmed’in eniştesi olan İsfendiyaroğlu da İstanbul önlerine geldi.

Silivri civarlarında askerlerinin atlarının ekili tarlalara girmesi üzerine köylülerle aralarında münakaşa başladı. Atlara müdahale eden Bizanslı, bir seyis tarafından dövüldü. Bunun üzerine köylünün akrabaları Türkler’e saldırdılar. İki taraf arasındaki çatışmada birçok insan öldü. Daha sonra padişahın huzuruna çıkılıp durum anlatılınca, II. Mehmed köylülerin cezalandırılmasını emretti. Bizanslılar bu hadise üzerine şehrin kapılarını kapatıp, İstanbul’daki Türkler’i hapse attılar. Sonradan özür dileyerek, esirleri serbest bıraktılarsa da iş işten geçmişti. Fatih, Bizans’a savaş ilan etti”.