THY - TR Çıkışlı Güney Avrupa Kasım

Muay Thai nasıl ortaya çıktı?

Muay Thai Tayland'da ortaya çıkan yumruk, diz, dirsek ve tekmelerin kullanıldığı bir dövüş sporudur. Tayland Boksu olarak da bilinmektedir. Tayland, Myanmar (eski adı ile Burma), Kamboçya, Laos gibi Güneydoğu Asya ülkelerinde oldukça popülerdir.

Muay Thai (Tayland Dövüşü) sporunun ve Tayland’ın tarihi ne yazık ki pek fazla bilinmemektedir. Bunun nedeni Burmalı’lar Ayyuthayaları yendiğinde, Tay tarihi arşivleri de kaybolmuştu. Onlarla birlikte Muay Thai’in ilk tarihi bilgileri de kayboldu.

Şu ana kadar bilinenler Burmalıların, Kamboçya’ların kaynaklarından, ilk Avrupalı gezginlerin ve Lanna Krallığının – Chian Mai’nin günlüklerinden gelmektedir.

Bütün bu kaynakların hepsinde ortak olan bir nokta vardır ki o da, Muay Thai’ın yakın dövüş savaş mücadelesi olarak başlamış olduğudur.

Muay Thai’ın kökeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak iki ana teori vardır. Birinci teoriye göre, bu sanat Çin’den güneye doğru inen Tay insanları tarafından toprak mücadelesi için geliştirilmiştir.

Diğer teori ise Tay insanları zaten hep Tayland bölgesindeydi. Tay halkı bu sporu toprağı, insanları savunmak ve saldırı tehditlerine karşı koymak için geliştirmişlerdi.

İkinci teori tartışmalı olmasına rağmen akademik geçmişe ve arkeolojik kanıtlara da sahiptir. Ancak Muay Thai’ın başlangıcından beri Tay kültürünün en önemli parçası olduğu bilinen bir gerçektir. Tayland’da da sporların kralı olarak adlandırılmaktadır.

Eski zamanlarda, milli meseleler dahi Muay Thai yarışmalarıyla belirlenirdi. Muay Thai’a spor olarak ve savaş alanı yeteneği olarak, ilginin en çok arttığı ilk dönem 1584 yılında Kral Naresuan yönetiminde Ayyuthaya döneminde olmuştur. Bu dönemde her asker Kral’ın çalıştığı gibi Muay Thai çalışırdı. Tabi ki yavaş bir şekilde Muay Thai Chupasart kökeninden uzaklaşmış ve yeni dövüş teknikleri gelişmiştir.

Bu sanattaki değişim diğer Kral; Prachao Sua (Kaplan Kral) döneminde de devam etmiştir. Kendisi Muay Thai sporunu çok severdi ve birçok kere kılık değiştirerek köy yarışmalarına katılır ve yerel şampiyonları dahi yenerdi. Kaplan Kral egemenliğinde ülke barış içindeydi. Bu nedenle kral, orduyu dinç tutmak için Muay Thai çalışmalarını emretmişti. Bu spora ilgi zaten yüksekti ama artık daha da artmıştı.

Muay Thai geçmiş zaman insanlarının, ordunun ve kralların en beğendiği spor olmuştu. Tarihi kaynaklara göre o dönemde farklı kesimlerden insanlar idman kamplarında toplanırdı. Zengin, fakir, genç ve yaşlı… Herkes biraz hareket isterdi. Her köy kendi ödüllü dövüşlerini yapardı ve kendi şampiyonları vardı. Her gösteri yerel gurur yarışması olduğu gibi bahis yarışması da olurdu. Bahis geleneği bu sporla beraber halen daha sürdürülmektedir ve bugün büyük bahisler oynanmaktadır.

Muay Thai diğer sporlar gibi her zaman meşhurdu, ancak ilginin daha fazla olduğu zamanlar da vardı. Mesela Kral 5. Rama hükümdarlığında, birçok maç kralın davetiyle yapılırdı. Bu dövüşçüler kral tarafından askeri unvanlarla ödüllendirilirlerdi. Bugün, Chaiya’dan Muen Muay Mee’ye veya Lopburi’den Muen Muay Man Mudh’a gibi bu unvanlar, aslında tercüme edilemezler. Bu kelimelerin anlamı ‘’Boksun Ustası’’ gibi bir mana taşımaktadır. Zamanında bunlar en büyük ödüller ve saygı duyulan unvanlardı.

Kral 5. Rama döneminde antrenman kampları kurulmuştur. Bu kamplarda kralın emrindeki gözlemciler yetenekli ve potansiyel dövüşçüler buldular. Büyük ödüllere ve onurlandırmalara sahip büyük maçlar düzenlendi. Bu gösteriler birçok insanı şimdi Bangkok Dövüş arenalarında heyecanlandırdığı gibi o zaman da heyecanlandırdı.

O zamanlar dövüşler bizim bugünkü anlamıyla bildiğimiz ringlerde yapılmazdı. Bu durum Muay Thai için aslında bir yeniliktir. Eskiden herhangi bir uygun büyüklükteki boş alanlar kullanılırdı: avlu, köy meydanı gibi. Kral 6. Rama dönemine kadar bu böyle devam etti sonra iplerle çevrelenmiş standart ringler kullanılmaya başlandı ve zaman tutulmaya başlandı. Bu dönemden önce, zaman delinmiş Hindistan cevizi kabuğundan yapılmış botun su da dalgalanmasına göre tutulurdu. Hindistan ceviz parçası battığında, turun bittiğini işaret eden davul sesi verilirdi.

Görüldüğü gibi Muay Thai insanlar için askeri dövüş tarzı olması gibi aynı zamanda bir spor dalı olmuştur. Özellikle altın çağlarında kral ve tebaasıyla birlikte çalışılmış ve uygulanmıştır. Tayland’da 1920’lere kadar okullarda müfredat içerisinde olan bu spor, sakatlanma oranının artmasıyla müfredattan çıkartılmıştır. Ancak insanlar salonlarda ve dövüş kulüplerinde bugün olduğu gibi çalışmaya devam etmişlerdir.

Asırlar boyunca ordu Muay Thai’i geliştirmiştir. Askerler orduda oldukları müddetçe bu sporu ve tekniklerini hep çalıştılar. Ordu için bu her zaman yakın dövüş yeteneği, savaş alanlarının dövüş sanatı olmuştur. Bir Tay askeri elleriyle dövüştüğünde Muay Thai tekniğini kullanır. Tabi ki bunu erkek ya da kadın bütün Taylandlı insanlar da yapar. Onu izlemek, öğrenmek, kopyalamak Tay çocukluğunun bir parçasıdır. Bu her zaman böyle olmuştur.

Tayland insanları her zaman bu sporu izledi, uyguladı ve savaş alanlarından ringlere taşıdılar. Bunu kralla birlikte başardılar. Kaplan Kral bu dönüşümü sağlayan ilk kişilerdendi, ama bunu yaparken sadece dövüş stilini değiştirmedi aynı zamanda kullanılan aletleri de değiştirdi.

Kaplan Kral zamanında eller ve dirsekler at kılı ile bağlanıyordu. Bu iki amaca hizmet ediyordu: dövüşçüyü korumak ve rakibe daha fazla acı vermek. Sonra, bunlar kenevir ipiyle ve kolalanmış pamuk telleriyle yer değiştirdi. Belli maçlar için ve dövüşçülerin anlaşmasıyla, buzlu cam yapıştırıcıyla karıştırılıp bant üzerinde dağıtılıp maç yapıldığı da oluyordu.

Bu sporun geçirdiği değişimler radikal değişimden çok kullanılan malzemedeki değişimlerdi. Mesela, Tay dövüşçüleri her zaman kasık koruyucu giyinmişlerdir. 1930’lara kadar kasıklara tekme ya da diz tamamen yasaldı. İlk zamanlarda, bu koruma ağaç kabuğundan veya deniz kabuğundan yapılırdı. Bu kıyafetle bacak arasına, bel çevresinden bağlanacak şekilde kasıklara yerleştirilirdi.

Kasık koruması daha sonra yastık şeklini alan üçgen şeklinde, kırmızı veya mavi olarak, belin çevresinde bacakların arasından geçirilerek bağlanırdı. Daha sonra Malezya’ya giden bir dövüşçü Tayland’a yeni bir fikirle döndü. Bu fikir deniz kabuğu fikrine çok benziyordu ve o günden beri Muay Thai dövüşçüleri bunu kullandı.

Tayland’da, 1930’lar bu spor dalında en büyük değişimin olduğu yıllardır. Bir sisteme bağlandı ve bugünün kuralları ve uygulamaları tanıtıldı. Elleri ve kolları iplerle bağlamak yasaklandı ve yerini eldivenler aldı. Bu yenilik uluslar arası dövüşlerde Muay Thai dövüşçülerinin yükselen başarılarıyla karşılık buldu.

Eldivenlerin kullanımıyla ardından ağırlıklarına göre sınıflandırmalar uluslar arası boks birimlerine göre yapıldı. Ancak bunlar ve diğer yenilikler, 5 turlu dövüşler gibi, dövüşçülerin kullandığı bazı tekniklerin kaybolmasına neden oldu.

Ağırlık sınıflandırılmalarından önce, bir dövüşçü boyu ve kilosu ne olursa olsun herkesle dövüşürdü. Ancak, ağırlıklara göre dövüş şekliyle, dövüşçüler birbirlerine yakın rakiplerle dövüşçüler ve sadece bir şampiyon yerine her sınıfta farklı şampiyonlar çıktı.

Günümüzde Taylandlı birçok Muay Thai dövüşçüsü hafif sıkletlerde dövüşmektedir. Bu dövüşçülerin yüzde 70’i bu sıkletlerde dövüşür. Orta sıklet ve yarı orta sıklet dövüşçüleri de vardır ama onlar çok değildir ve ağır sıkletlerde ise çok az vardır.

Derme çatma dövüş alanları yerine, stadyumların yapılması İkinci Dünya Savaşı'ndan önce 7. Rama döneminde başlamıştır. Savaş boyunca, adım adım kayboldular ancak savaşın hemen bitiminden sonra tekrar canlanmaya başladılar. Muay Thai cazibesini hiç kaybetmedi. Ülkenin iç kesimlerinden dövüşçüler tekrardan ün ve servete kavuşmak için Bangkok’a geldiler.

Zaferler Rajdamnern ve Lumpinee gibi stadyumlarda izlenebiliyordu. Sonraları yerini renkli televizyonlar aldı. Bu savaş sanatı zamanla meşhur bir spor oldu ve yeni kurallar konuldu. Muay Thai yıllar içinde çok fazla değişti. Savaş alanlarında öldürme tekniğini temel alan bu dövüş geleneği günümüze kadar ulaştı.

Ancak değişimlere rağmen, Muay Thai çekiciliğini hiçbir zaman kaybetmedi. Muay Thai halen daha ölümcül bir dövüş sanatıdır. Öyle ki Kung Fu, Karate, Tekvando ve Kick Boks gibi birçok dövüş sporundan daha üstündür. Diğer dövüş sanatlarını uygulayan dövüşçüler hep Tayland'a giderek kendilerini test etmişlerdir.

Muay Thai maçları Tayland’da en meşhur programlar arasında yer almaktadır. Öte yandan bu spor dünya genelinde de yaygınlaşmaya devam etmektedir.

TEKNİK VE ANTRENMAN

Muay Thai'de eller, dirsekler, tekmeler ve dizler temel saldırı tekniklerinde kullanılmaktadır. Muay Thai'de tekme, yumruk ve blokların hepsinde bütün bedenin kalçanın dönüşüyle birlikte kullanılması söz konusudur ve bu tekniklere diğer savaş sanatlarından daha yavaşlık vermekle birlikte daha büyük bir güç kazandırmaktadır.

Müsabaka öncesinde yarışmacılar, hem dini hem de ısınma amaçlı belirli seremonik dansları yaparlar. Tam temaslı diğer dövüş sporlarında olduğu gibi Muay Thai'de de kondüsyonun önemli bir yeri vardır. Ring koşullarının gerektirdiği sertlik ve kondüsyon için gereken çalışmalara Muay Thai'de özellikle yer verilmektedir.

Diğer bazı mücadele sporları antrenmanında kullanılan koşma, gölge boksu, ip atlama, vücut direncine dayalı egzersizler, sağlık topu egzersizleri, karın kasları egzersizleri ve bazı durumlarda ağırlık antrenmanı gibi çalışmalar Muay Thai'de de uygulanır.

Muay Thai, "diz, dirsek, yumruk ve tekme" vuruşlarından dolayı 8 organ dövüşü olarak da adlandırılır. Geleneksel Muay Thai, Muay Boran ve Bando sistemlerinde kafa vuruş teknikleri de olduğundan bazen 9 organ sistemi olarak da isimlendirilir.

Profesyonel ve Amatör Muay Thai antrenman metodolojisi %90 oranında aynı kapsamda seyreder. "Gölge Boksu, Temel Teknikler, Pao (Pad) diye adlandırılan darbe yastığı, Torba, Djab-Ko (belden yukarı yapılan güreş) ve kapsamlı "Sparring" (eşli müsabaka tipi çalışma) "bölümlerinden başka kondüsyon arttırıcı "Cross Training " çalışmaları antrenmanların büyük bölümünü teşkil eder.

Tayland'da çalışmalar kamp tabir edilen yerlerde, batıda ise "Gym" olarak adlandırılan salonlarda gerçekleştirilir. Tayland'da gerçekleştirilen çalışmalar batıdakilere oranla çok daha kapsamlıdır. Boksörler kamplarda yer, içer, yatar ve antrenman yaparlar. Her gün sabah 2 saat, akşam ise yine 2-3 saat olarak antrenman gerçekleştirilir.

Bu ağır antrenmanlar neticesinde boksörler Lumpini, Raja gibi statlarda her 2-3 haftada bir, son derece sert,tempolu,yorucu geçen” 5 raund x 3 dakika” üzerinden dövüşler gerçekleştirecek seviyelere çıkabilirler, ki bu da neden Muay Thai orijinli dövüşcülerin aynı zamanda "Kickboxing, K-1 vb" gibi farklı organizasyonlarda, disiplinlerde de başarı kazanabildiklerini açıklamaya yetmektedir.

Geleneksel Muay Thai'de ise yine aynı tip çalışmaların yanı sıra, ağırlık teknik bölümlere verilir. Ayrıca, daha küçük hedef odaklı ve yer güreşi, kilit, sabitleme, kafa vuruşları tipi çalışmalar da yapılır. Myanmar'da bu tip antrenmanlar sonucu dövüşcüler hünerlerini ele bandaj sarılı olarak sergilerler.

Ayrıca bu dövüş stili Siam ve Burma arasında çıkan savaş sonucunda Siyamlıların önemli bir kişisinin esir düşmesi üzerine Burma kralı kendisinin 10 iyi dövüşcüsüyle başa çıkarsa ona özgürlüğünü vereceğini söylemiştir ve Siyam dövüşçüsü bu dövüşçüleri yenerek özgürlüğüne kavuşur.

Her ne kadar savaş kaybedilse de Thai halkı bu zafere kendileri savaş kazanmış kadar sevinirler. Tabii ki bunlar doğrulanamayacak efsanelerdir. Ancak, kralların saraylarında boksörleri bulundurduğu ve bunları himayelerine almış oldukları birçok kaynakça doğrulanmış bilgilerdir.